23 Şubat 2009

Dreams [film]

Akira Kurosawa, sinemanın en önemli isimlerinden biridir ve Japon tarihi içinden efsaneleşmiş öyküleri çekip alarak evrensel sinema diline çok iyi bir şekilde uyarlamasını bilmiştir.

Avrupa kültürüne uzak olan bu öyküler, sinema diliyle tüm dünyaya Kurosawa'nın sanatsal çizgisiyle her biri başlı başına gerçek bir sanat eseri olarak ulaştı.

Kurosawa'nın seyrettiğim bütün filmlerini beğenmişimdir "Dream"de yine güzel sayılır ama bu sefer hem sahnelerin estetiği hem anlatılan öyküler biraz zorlama gibi geldi...

70'lerde kalmış ancak uzantıları 90'lara kadar gelebilen "eğitsel" çevreci ve savaş karşıtı konuları işleyen kısa öykülerin anlatıldığı bu filmi sıkıcı buldum...

Evet, bu konular belki de insan var oldukça işlenecek ama bu şekilde işlenmesi artık çok sıkıcı... Film 1990'da yapılmış ve o zaman seyredilseydi bizim gibi teknolojide geri kalmış bir ülkede ne derece (şimdi bile ne kadar ilgileniliyor o bile şüpheliyken) ciddi olarak etkili olabilirdi tam olarak kestirmek zor...

Anlatılan konular ne o zamana kadar yapılmamış ilk olarak ele alınmış orijinal işlerden biri olabilmiş, ne de sonradan bu konulara bilinmeyen farklı bir şey katabilmiş. Ayrıca, filmi izlerken, klasik sinema dilinin tiyatrovari anlatımının abartıldığı uzun tekrarlara bir süre sonra dayanmak bile zor gelebiliyor.

İşte filmde anlatılan öykülerden bazılarının ana temaları:

".........

Doğa'nın kendine ait gizemli bir düzeni vardır, bu düzenin işlemesiyle ilgili bir şeyleri değiştirirsen, doğa; "sonunda böyle olacağını bilseydim yapmazdım" demene bakmadan cezalandırır...

Bahçedeki şeftali ağaçlarını kesmeyin...

Savaş çok kötü bir şeydir ve kazansan da kaybetsen de asla onun verdiği acılarla baş edemezsin...

Nükleer santralleri halka "güvenli enerji" diye tanıtmışlardı ama bir kaza sonucunda bütün ülkedeki insanlar ölür...

Şeytani insanlar atom bombasıyla dünyayı yerle bir edenlerdir...

Doğa'nın bize sunduğu imkânları yine doğal yollarla çevreye saygılı bir şekilde kullanırsak ne çevre kirlenir ne de küresel ısınma, teknolojinin getirdiği pislikler oluşur. Böylece insan daha uzun ömürlü olur...

.........."

Yani al bunları ortaokul çocuğuna göster desem; onlara çekimler ve anlatım biçimi eski ya da ağır gelecek... Gençlere gösterelim desem; (iletişim imkânlarının artması dolayısıyla) bu konuların en ince ayrıntılarına sahip olmayan genç yok gibi, film bu sefer anlatımda yetersiz kalacak...

Neyse fazla uzatmayayım, ben filmi çok daha estetik ve çok daha özgün bir Uzakdoğu efsanesini harika bir estetik anlayışla (Kurosawa ustanın anlatım diliyle) seyretmeyi umarken karşıma bilindik bir konu gelince pek de memnun olmadım...

Filmi size de tavsiye etmiyorum ama Kurosawa ne yapsa seyrederim diyenlerdenseniz, filmdeki savaş karşıtı "tünel" isimli bölümün yine de dikkat çekici olduğunu söyleyebilirim.