19 Şubat 2009

kareli defter'e neler oluyor...

Merhaba kareli defterciler...
Gördüğünüz gibi yavaş yavaş değişikliklere başladım.
Ay sonuna kadar öbür bloklardaki yazılarımı buraya aktarıp diğer düzenlemeleri de bitirince yeni kareli defter yazılarına başlıyorum :)

Yeni içerikte neler olacak?

Film...
Seyrettiğim filmler için ne düşünüyorum? İşte bunları yazdığım “bir film” isimli bloğumdaki tüm yazıları (74 adet) “film” etiketi ile işaretleyerek yandaki sütunda sıralanan konulara dahil ettim... Bundan sonra seyrettiğim filmleri de artık buraya yazacağım ama seyredeceklerimi eskisi gibi uzun uzun yazma yerine daha kısa, az ve öz bir şekilde anlatacağım...

Maksat, filmler için yapılan cafcaflı tanıtımlara kapılmayı engelleyip vakit kaybını önlemek. Dünyadaki herkes beğenmiş olabilir ben beğenmediysem beğenmediğimi yazarım. Yok beğendiysem de bayıldım siz de görün derim, öyle yani... acımam :)


Müzik...
Müzik zevkimiz zaman ilerledikçe evrilir gelişir değişir, bundan daha doğal bir şey olamaz. En ama en sevdiğimiz gruptan sıkılabiliriz hatta o türün tamamını bir daha dinlememek üzere tarihin derinliklerine, her bir şarkıyı ayrı bir anıya sarıp hafızamızın karanlık koridorlarındaki dolaplara kaldırabiliriz... Ama bu, yeni gruplar, şarkıcılar ve türler dinlemeyeceğiz, araştırıp keşfetmeyeceğiz anlamına gelmiyor...

Müzik dinlemek benim için başlıbaşına bir uğraş, o yüzden imkân buldukça sağa sola girer çıkar yeni sesler ya da unutulmuş eski ve belki de çok çok eski duyulmamış gruplar, şarkıcılar bulup keşfetmeyi severim... Dinlediklerimi de vakit buldukça yine yeni kareli deftere yazacağım.


Günlük hayat...
Bloglarımı birleştirip (günlük hayatta duyup gördüğüm ya da aklıma gelen ne varsa hepsini) burada bir araya getirme fikrimi yazınca, arkadaşlarımız bu konuyla ilgili fikrimi destekleyen yorumlarda bulunmuşlar...

Herkese teşekkür ediyorum; fahimbey, kendisinin de aynı şeyi (blog birleştirme işini) yaptığını söyleyerek şöyle demiş;

“...bu blog, bu günlük, hatta bu ben, benim...”

bir blog içeriğinin tanımı bence hiç bu kadar güzel verilmemiştir... Gerçekten de şöyle bir düşünürsek, yaşarken ne yapıyorsak hepsini buraya aktarmaya çalışıyoruz... Bloglar da kaptanın seyir defteri gibi kendi hayatlarımızın seyir defterleri aslında, o yüzden niye sadece belli konular olsun?


+
Aklıma ne gelirse...
Bu tip konulardan korkun diyorum :)
ya çok “ileri-geri zekâ” karışımı bir şeyler ya da gerçekten “amaaaan ne diyor bu anlamıyorum” cinsi ile “allaalla bu ne ki şimdi ben bunu biliyordum yaw” karışımını bir arada tutan zihnimden ne dökülürse bahtınıza tipindeki her şeyi aynen yine buraya yazacağım... daha bir samimi, daha bir içten, daha bir “anında ve güne özgü”...

Bunu “not defterimden” isimli bloğumda yapmaya çalışmıştım (hatta o bloğu izlemeye alan “aydan atlayan kedi” diye bir uzaylı :) bile vardı, yeri gelmişken desteği için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.) ama orayı da kapatıp yine buraya aktaracağım...


ve diğer şeyler...
Valla artık bir şey seyredip linkini versem mi vermesem mi diye düşünmeyeceğim...

“Acaba ileride biri bloğa gelir de bu yazıyı okuyunca youtube videosunu bulamazsa ya da link kaldırılmışsa” diye düşündüğüm için bu tip şeyleri yazmıyordum ama sonra baktım ki; ben ileride sorun olur da biri okuyamaz, seyredemez, bulamaz diye şu anda okuyanlara da bunu iletmiyorum...

Yarın öbürgün böyle bir sorun olursa bloğa geç gelen düşünsün :)

Hepinizi bekliyorum...