23 Şubat 2009

"Pençik" oğlanları...

Osmanlı ile ilgili farklı kaynaklardan farklı şeyler okudukça ilginç şeylerle de karşılaşıyorsunuz, İşte Sayın Ahmet Akgündüz’ün “Bilinmeyen Osmanlı” isimli kitabında okuduğum bir konu.

(Bu kitabı Osmanlı tarihine ilgi duyan herkese tavsiye ederim, çok ilginç sorulara çok ilginç cevaplar var ve yazarı bütün sorulara karşı verdiği cevaplarda değerlendirmesini kendi dünya, dini ve siyasi görüşü çerçevesinden bakarak yaptığını büyük bir açıksözlülükle en baştan belirtmiş. Böyle bir eser hazırladıkları için kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır...)

Bölüm bir hayli uzun, o yüzden okuduğumu özetleyerek anladığım kadarıyla aktarmayı uygun buluyorum.

Savaşlardan sonra; galip gelenin, yenilen tarafın mallarına “Savaş ganimeti” diyerek el koyması bilinen bir uygulamadır.

Mallara el koyan galip devlet aynı şekilde esirlere de “savaş ganimeti” muamelesi yaparak el koyarmış.

İslam Hukuku’na göre savaş sonrası galip gelen devletin esirler üzerindeki hakları belirlenmiştir ve Müslüman devlet idaresi esaslarıyla yönetilen Osmanlı’nın da buna göre esirler üzerindeki hakları şu şekildeymiş;

a- Savaş Hukuku’na göre (1300’lü yıllardan bahsettiğimiz akıldan çıkmamalı) esirler öldürülebilir...

b- Müslümanlara köle olarak hizmet etmek için kullanılabilir...

c- Savaş sonrası tazminat ve süreli (zimmî/haraç) ödeme yapmaları için anlaşma yapılabilir...

d- Toplu bir fidye alınarak iade edilebilirmiş...


Belki savaş esirlerinin belli bir kısmına Osmanlı bu kuralların bazılarını uyguluyormuş ama bir de farklı olarak “Bu esirlerin 5’te 1’inin devlet işlerinde “asker” ya da “memur” olarak yetiştirilmesi için ayrılması” gibi bir uygulama varmış

O zaman uygulanan İslami Hukuk, Osmanlı ve Savaş Hukuku gereğince, esirlerden devlet için alınacakların seçilmesinde bu oran uygulanırmış ve buna da Farsça 5’te 1 anlamında “Penç-Yek” denirmiş. Zamanla bu söyleyiş tarzı halk arasında “Pençik”e dönüşmüş...

Daha sonradan bu uygulama resmen kanun haline getirilmiş.

Artık her savaş sonunda toplanıp seçilen “Pençik”ler; önce Müslüman Türk aileler tarafından görgü bilgi, yaşam tarzı olarak Türk terbiyesine göre yetiştiriliyor sonra da askeri eğitim almak için Acemi Ocaklarına gönderiliyormuş...

Acemi Ocaklarında askeri eğitim alan bu savaş esiri çocuklar (genellikle 14-18 yaş arasındakilerden seçildiği için) Osmanlı Ordusu’nun temeli olarak bilinen Yeniçeri ocağına gönderilirmiş...

Kimisi oradan saray vazifesine geçer, kimisi diğerleri gibi askeri hiyerarşi içinde gidebileceği yere kadar yükselir, kimisi de başladığı gibi asker olarak kalırmış...

Daha sonradan savaşların kaybedilmeye başlanması nedeniyle (Yeniçeri gücünü sayıca arttırmak için) Müslüman olmayanlardan da “devşirilerek” Acemi Ocağı’na asker alınmaya başlanmış... Yani Osmanlı’yı Osmanlı yapan ordusu, Osmanlı Ordusu’nu “Ordu” yapan Yeniçeriler ise Yeniçerileri de en başta Yeniçeri yapan işte bu “Pençik Oğlanları”ymış...

Kendi ülkeleri için savaşırken esir düşüp esir olduğu ülkede tekrar yetiştirildikten sonra belki de bu sefer kendi ülkesindeki insanlara karşı savaşan “Pençik Oğlanları”...