23 Mart 2009

"İ.S.O.A.T." ve çalışmayı öğrenmek...

Ders çalışmayla ilgili yöntemleri araştırırken başarılı olduğu önemle vurgulanan “Tekrar etme” yöntemini başka kimler hangi şekilde önermiş diye araştırmaya başladım.

Kendi uyguladığım yöntemi :) kesinlikle önermiyorum çünkü bu tür bir yöntem bu ülkenin ezbere dayalı sistemine asla uygun değildir...

Ben gerçekten tek sayfa okuyup yazmadan, derse sadece derste “öğretmeni dinleyerek” çalışan biriydim.

Ama eğitim sistemimizin en iyi derecelerine ulaşabildim mi?

Hayır!

Benim için önemli miydi?

Hayır!

Devir değişti her şey zorlaştı bu yüzden resmi eğitim sistemi sizin için önemli olacak mı?

Kesinlikle “EVET!”

İyi bir birikime, kültüre, akla ve zekâya sahip olabilirsiniz ama okulda verilenleri ezberlemediyseniz her zaman benim gibi (en fazla) ortalama bir öğrenci olursunuz. Ki bu da bizim eğitim sistemimizde pek bir işe yaramaz...

O yüzden; çalışkan öğrenci olmak değil “NASIL ÇALIŞACAĞINI BİLEN ÖĞRENCİ OLMAK” gerekiyor...

Çoğunlukla yapıldığı gibi sınavlara hazırlanmadan önce; gireceğimiz yazılı ya da sözlü için sorumlu olduğumuz konuları okuyup ezberleyerek çalışmak pek doğru değil.

Tabii ki başka bir çareniz yoksa mecburen bunu yapacaksınız ama bu mecburiyeti yaşamamanız için nasıl çalışmak gerekiyor?

Ben hiçbir şeyi ezberlemek için oturup da özellikle ders çalışmazdım. (Yanlışmış)

Dersi dikkatli izleyip, öğretmeni çok iyi dinlerdim ve bu da konuyu anladığım için çalışmaktan daha önemli gelirdi bana. (Ama yetersizmiş)

Doğrusu; İyi kolejlerde ve birçok yabancı okulda önerildiği gibi o gün öğrenilenleri dersler bitince akşama (ya da uygun bir saatte) evde (ya da yurtta, vs.) tekrar etmekmiş...

Başka bir yöntemin açıklamasına girmeden önce “Tekrar ederek çalışma yöntemi” konusu için Gazeteci Engin Ardıç’ın öğütlerine bir bakalım:

...........................
“Yıllardır gençlerimize, ders çalışmada "Amerikan yöntemini" salık veririm. Bunu bana 1970 yılında sevgili hocalarım Sheldon Wise, Larry Fisher ve Charles Gilchrist öğrettiler, saygıyla anarım.

Ders çalışmada ve dersi iyice öğrenmede Amerikan yönteminin bütün püf noktası, o gün öğrenilen dersi hemen o günün akşamında, sıcağı sıcağına gözden geçirmektir! Taze taze...

Sonra bırakın, bilinçaltınızda yatsın. Bir daha açıp bakmasanız da olur.

Yani, ertesi günün sınavına değil, sınavına daha üç ay gibi uzun bir süre bile olsa o gün aldığınız derse çalışacaksınız, bu kadar basit.

Nasıl öğrendiğinizin farkına bile varmadan şıp diye öğreneceksiniz, ve sınav günü gelip çatınca bir de bakacaksınız, sınav için oturup ayrıca çalışmaya gerek bile kalmamış, çünkü "zaten" biliyorsunuz konuları!...”

....................


Evet şimdi gelelim diğer önerilen yöntem olan “İ.S.O.A.T.”a...

1940’larda uygulanan Robinson’un SQ3R yöntemini geliştiren J.Allen, bu çalışmaları davranış geliştirme yöntemi haline getirip grup uygulamasına dönüştürmüş.

Ülkemizde 80’li yılların başında Boğaziçi Üniversitesi’nde de uygulanmaya başlanan bu yöntem daha sonra belli başlı diğer öğretim kurumlarında da denenmiş ve başarılı bulunmuş...

İşte, İSOAT:

İ – İzleme
(Hangi konuyu çalışacaksanız baştan aşağı şöyle bir üstten kontrol edip göz gezdiriyoruz, başlıklar, arabaşlıklar, resimler, haritalar, grafikler vs. ne var ne yok hiç değilse üstten hızlıca bir bakarak o konunun ne olduğu hakkında bir bilgi sahibi oluyoruz)

S – Sorma
Konu başlıklarını soru şekline çevirip bunları başka bir yere yazıyoruz... Örnek olarak diyelim ki konu başlığı “Yedi büyük bölge ve tarım politikaları” olsun... Biz bunu hemen “Tarım politikası uygulayabileceğimiz kaç coğrafi bölge vardır?”, “Yedi büyük bölgede uygulanan tarım politikaları nelerdir?” gibi sorulara dönüştürüyoruz.

O– Okuma
Çıkarılan soruları cevaplamak için o konuyu okuyup önemli yerleri işaretliyoruz ve bunları da demin yazdığımız soruların altına cevap kısmına yazıyoruz. Yani önce üstten bir baktık, sonra başlıklara göre soru çıkarttık ve şimdi de o konuları okuyoruz ki sorulara cevap verebilelim... Ama bunu yaparken de cevap olabilecek önemli yerleri işaretleyip demin yazdığımız soruların altına yazıyoruz...

A – Anlatma
İşte şimdi elimizde sorular ve cevapları bulunmakta (az önce sorular çıkarıp altına da cevapları yazdık ya onlar işte :) ) şimdi bu soru ve cevapları kullanarak konuyu kendi yazdığımız yere baka baka anlatıyoruz. Önerildiği gibi de eğer yerimiz uygunsa bunu sesli olarak yapıyoruz...

T – Tekrarlama
Ve son adım... Kendi yazdıklarımıza, defterimize kitabımıza bakmadan konuyu ezberledeğimiz kadarıyla anlatarak tekrarlıyoruz...

Hepsi bu kadar... Çok çok okumak, hiç durmadan aynı konuları baştan aşağıya yazmayla sabaha kadar yazıp çizip okuyup durmak verimli olmuyorsa bir de bu yöntemi deneyin bakalım... Belki sizin de işinize yarar...