24 Mart 2009

koreografi sıkıntısı...


İnsan yaşadıkça neler duyup görüyor, bazen şaşırmamak mümkün değil...

Birazdan size de açıklayacağım şeyi okuduğumda gözümün önünden neler geçti neler bir bilseniz...

Benim gittiğim okullarda her sabah asker gibi bizleri sıraya dizerlerdi, beden eğitimi olunca uygun adım yürütürlerdi, hafta başında ve sonunda mutlaka tören yapılırdı...

Resmi bayram kutlamaları için de haftalar öncesinden yürüyüşlü geçitli, trampetli, özel giysili süslü püslü, gösterişli törenler için çalışmalar yapılırdı ki;

O zamanlar insanların ayağında ayakkabı yok, okula yürüyerek geliyor yol yok her yer çamur içinde, defter kitap alacak parası yok, dosya kâğıtları bile sarı renkli uyduruk saman kâğıtlardan.

Okulda derslerin çoğu boş geçiyor, öğrenciler tın tın... Bütün bu yokluk ve eksiklikler yetmezmiş gibi okulda can güvenliğimiz bile yok...

Hop okulu sağcılar basar haydi dışarıya... konuşma yapılacak biz de dinleyeceğiz; hop okulu solcular basar haydi dışarıda toplanın... yine konuşma yapılacak ve arkasından slogan atılacak, sıkıyorsa yumruğunu kaldırıp da atılan sloganı tekrarlama “Yoksa sen ülkeni ve insanını sevmiyor musun?”

Hayatım boyunca şekilciliğe karşı olmuşumdur. Düşmanım olsun doğru olsun, inandığını bildiğini içten gelerek inanarak savunsun canım feda. Ama bir şeyler sadece yapılmış olsun diye yapılacaksa hiçbir anlamı yok...

İşte böyle bir ortamda ve o yılların zorluğunda her şeye rağmen, hepimiz büyük bir coşkuyla yapılacak o büyük resmi törenlere katılmayı arzu ederdik. Sanki bütün memleket bizi görüp takdir edecek ya da stada gelip ayakta alkışlayacak, çocukluk işte... Fakat kenar mahalle okulları olduğumuz için de (hep o statlarda gösteri yapan, bize göre daha zengince olan okulların katıldığı törenlere katılmadan) resmi bayramları anca kendi okulumuzun bahçesinde kutlayabilirdik...

İşte bu çok ciddi çalışmalar gerektiren statlardaki büyük törenler için meğerse bilmediğim başka şeyler de varmış... Okuyunca inanamadım... Böyle büyük törenlere çok ciddi çalışmalar dışında ek olarak (onlar bu konuda çok iyi diye memlekette adam kalmamış gibi) Bulgaristan’dan resmi tören uzmanı Bulgar koreograf getirtildiği bile olmuş.

Yani sen İnönü Stadı’nda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamak için tören yapacaksın ve koskoca ülkede spor öğretmeni, tören protokol ve uygulama işinde tecrübeli eğitmen, sanatçı, koreograf yokmuş gibi Bulgar koreograf getirteceksin...

Bizde anlayan yok diye belki atom fiziği için başka ülkeden profesör getirtilir anlarım, opera eğitimi için başka ülkeden sanatçı getirtilir onu da anlarım da elleri kaldır indir sağa sola koş ortada çizgi ol diye yabancı adam getirtilir mi Allah aşkına... Hele hele böyle önemli bir günün resmi törenin hazırlığında hiç olacak şey mi?