02 Nisan 2009

İlk özel hastane kurulana kadar :)

Şimdi size II. Abdülhamit’in “Saray Doktoru” yaptığı “Tıbbiye”nin dekanı ve eski Belediye Başkanı Cemil (Topuzlu) Paşa’nın yaşadığı iki akıl almaz “Güler misin, ağlar mısın” dedirtecek olayı ve bunun neticesinde kurulan “Ülkemizin ilk özel hastanesi”ni anlatacağım...

Cemil Paşa’yı bir hastaya bakmak üzere rica edip bir köşke çağırmışlar, paşa da gitmiş ve bakmış ki hastanın acilen apandisit ameliyatı olması gerekiyor.

O zamanlar özel hastane diye bir şey yok paşa ameliyatı köşkte yapmaya karar vermiş… Hemen yardımcılarını ve gerekli aletleri getirttirmiş.

Ardından mutfaktaki yemek masasının üzerinde ameliyata başlamış; lambalar, ışıklar ve elektrik şimdiki gibi değil tabii ki… o yüzden bahçıvanı çağırtmış ve eline bir gaz lambası tutturmuş.

Bahçıvan lambayı tutarken bir yandan da ameliyata bakıyor ama bir süre sonra kan tutuyor ve şak diye bayılıyor...

Birden ortalık da karışmış tabii :)
bir yandan hasta ameliyat masasında,
bir yandan bahçıvan bayılmış yerde yatıyor,
öbür taraftan lamba kırılmış gaz yere yayılmış yangın çıkmış...
Hastaya mı bakacaksın, adam yerde yatıyor yanmasın diye onu mu kurtaracaksın, yangını mı söndüreceksin...
..............................

Cemil Paşa bir şekilde bu badireyi atlatmış ama bakın başka bir gün başka bir yerde başına ne gelmiş...

Yine bir gün Cemil Paşa’yı bir eve çağırmışlar ve Paşa bakmış ki yine bu hastanın da derhal ameliyat edilmesi gerekiyor.

Paşa hemen kolları sıvayıp yardımcılarıyla ameliyat hazırlıklarına başlamış ama kadının kocası “Ben de ameliyatı seyredeceğim” diye tutturmasın mı?

Paşa mecburen “Tamam” demiş ve ameliyata başlamış...

Ameliyat sırasında kadının kocası da var diye Paşa ve arkadaşları çekinerek konuşuyorlarmış bir ara yardımcısı Fransızca konuşarak “Galiba hastayı kaybedeceğiz, nefes alamıyor.” demiş...

Şans bu ya; kadının kocası da meğerse Fransızca biliyormuş ve bunu duyunca hemen silahına davranıp “Eğer karım ölürse hepinizi vururum!” demiş.

Eh! Tabii ki ortalık yine karışmış, Paşanın ve yardımcılarının elleri ayaklarına dolaşmış... Adama da “Sen böyle yaparsan biz nasıl aklımızı başımıza toplayıp da çalışalım, bari dışarıda bekle.” demişler..

Hastayı zar zor suni teneffüsle kurtarmışlar ama Cemil Paşa “Artık evde ameliyat yapmam.” diye tövbe etmiş... ne yapıp edip kaynak temin etmiş ve “Zeynep Kâmil” hastanesini yeniden düzenleyerek ilk özel hastane olarak hizmete açmış...

(Paşanın 80 yıllık hatıralarım isimli kitabını bulup, görüp, gönderip sevgimi kazanabilirsiniz :) okuyunca geri yollarım merak etmeyin :)
bir de ikinci bir not ekleyeyim, burada bahsedilen ilk özel hastane tanımlaması cerrahi operasyon yapılan ilk özel hastane anlamında kullanılmış, yoksa daha önceden yardım amaçlı açılmış vakıf hastaneleri de bulunmakta...)