14 Mayıs 2009

negatiflerdeki yüzler...

Massachusetts Teknoloji Enstitü’sünün (MIT) internet sitesinin“news” bölümündeki bir habere takıldım...

Anne Trafton’un hazırladığı haberde “film negatiflerindeki” yüzlerin zor “tanımlanma”sı üzerinde durulmuş...

Normal resimlerdeki insanları hemen tanıyıp “Bu bilmem kim, falancanın kardeşi...” gibilerinden bir cevap verebiliyorken acaba negatif filmlerde aynı beceriyi sergilemekte neden zorlanıyoruz? diye bir araştırma yapılmış...

Beyin işlevleri ve tanımlama konusu üzerine uzmanlaşmış olan bilim adamı Pawan Sinha’nın yaptığı çalışmaya göre; normal görüntüdeki insan yüzünde "göz bölgesindeki gölgelenme" daha fazla olduğu için daha çok ayrıntı içeriyor ve bu yüzden de bu bölge bizlere daha fazla bilgi aktarabiliyor...

Normal resimlerde en koyu kısım göz bölgesi ama negatif resimlerde bu bölge tam tersi olarak resmin tamamından daha açık renkte görünüyor...

Çalışmayı yapan ekip birçok resmin negatifini deneklere gösteriyor... Denekler bu negatif resimlerdeki kişileri genellikle (büyük bir çoğunlukla) tanımakta zorluk çekiyor.

Ama resimlerin göz kısmı normal resimden alınıp tekrar negatifi üzerine koyulduğunda resimdeki kişiyi çok daha rahat tesbit edebiliyorlar... (bu gönderide kullandığım resimde de bu teknikle göz bölgesinde düzeltme yapılmış)

(resmin tamamı negatif ama sadece göz bölgesi normal resimden alınıp bu negatif resmin üzerine yapıştırılarak göz bölgesi daha net tanımlanabilecek yeni bir resim elde ediliyor.)

Yüzdeki farklı bölgeler için de (ağız, burun, çene...) aynı uygulamayı yapan ekip deneklerin sadece resimlerdeki göz bölgesinde değişiklik yapıldığı zaman tanımada kolaylık sağladıklarını diğer bölgelerde yapılan değişikliğin tanınmayı fazla etkilemediğini bulmuşlar...

Otistik çocukların, anne babaları dahil “yüz ifadeleri”ni anlamlandırmada (kızıyor mu, seviniyor mu, sinirli mi?) zorluk çektiği daha önceden yapılan çalışmalardan biliniyormuş... Ve bu çalışmalarla birlikte “otistik çocukların insan yüzünde ilk olarak ağız kısmına baktığı” da anlaşılmış...

Yani bir insanın yüzü, kim olduğu, o andaki duygusal durumu en çok göz bölgesinin algılanmasıyla tanımlanabiliyorsa ve otistikler de göz bölgesi yerine ağız bölgesine bakıyorsa (Göz temasından kaçındığı için olabilir mi?); otistikler bu yüzden karşısındakinin yüz ifadesini anlamıyor olabilir...

Yapılan bu tipteki çalışmaların, iletişim sorunu yaşayan otistik çocukların tedavisinde kullanılacak bir yöntem geliştirilmesinde yardımcı olabileceği düşünülüyormuş...