27 Mayıs 2009

yes man (bay evet) [film]

“Truman show” isimli filmle komedi dışında rolleri de çok iyi oynayabileceğini gösteren, Eternal Sunshine of the Spotless Mind filmiyle de bence içerik olarak oynayabileceği filmler içinde zirve yapmış olan Jim Carrey bu sefer “Bay evet”le “gişe”yi biraz fazla ön planda tutarak resmen ortalama seyirci için oynamış...

Jim Carrey olsun da ne olursa olsun diyenlerdenseniz Bay evet’i de beğeneceksiniz... (aynı şekilde düşünmesem de filmi ortalama olarak beğendim sayılır. Valla ne yalan söyleyeyim filmin bütün basitliğine rağmen güldüğüm yerler oldu.)

Jim Carrey daha önce “Maske” filmiyle oyunculuğunda belli bir kaliteyi oturtmuştu ama sonra yine başa dönüp jerry Lewis’in jest ve mimiklerini taklide başlayınca çoğu izleyici için biraz sulu ve modası geçmiş bulunuyordu.

Bay evet’le tüm anlattıklarımı bir potada eritip yeniden yorumlamış gibi görünen Carrey bu filmdeki oyunculuğunda hem eskiyi hem de yeniyi bir araya getirerek ortalama bir ayar tutturmuş fakat bu çok da kötü bir şey değil. (Zaten filmin konusu gereği böyle olması da fazla göze batmıyor)

Neyse ben geleyim filmin konusuna...

Sıradan bir banka memuru olan Carl, aşk dünyasında terkedilmiş, bıkkın, sessiz, enerjisi tükenmiş ve en önemlisi her şeye karşı isteksiz olduğu için her şeye hayır diyen depresif biridir.

Bu mutsuz hayat içinde arkadaşlarından bile kaçıp tekbaşına kalmayı tercih eden kahramanımız, bir gün eski bir arkadaşının ısrarıyla psikolojik gelişim (kişisel yetkinlik) tarzı bir konferansa katılmayı kabul eder.

Bu konferans sırasında kendisine verilen “Öğreti(!)”ye göre bundan sonra her şeye “EVET” diyecektir. Çünkü hayat ancak böyle her şeyin içine girip herkesle her olayla kaynaşınca daha yaşanır olacak ve dünya bundan sonra “EVET” diyen kişiye farklı (ve hatta sonunda mutlaka aradığı) hayatı sunacaktır...

Fikir ve felsefe olarak ancak bazı şeylere uygulanabilecek olan bu davranış biçimini kahramanımız (“hayır” dediğinde başına kötü şeyler geldiğini gördüğü için) her şeye uygulamaya başlar ve bu da bizi yavaş yavaş filmin içine çeker...

Konu olarak bana eski filmi “Liar Liar”ın benzeri gibi geldi;

Çünkü onda da asla yalan söylemeyerek her şeye aynen düşündüğü gibi cevap verecek ve hayatı başka bir yöne doğru gidecekti. (Bay evet’te de benzer şekilde asla hayır demeyince başına benzer komik şeylerin geldiğini ve yine hayatının sürpriz bir şekilde başka yöne doğru gittiğini görüyoruz... )

Olaylar bu şekilde gelişmeye açık olunca Jim Carrey de içine atladığı bu acayip durumu iyi kullanarak her sahnede komik bir şeyler çıkarmış ve filmi komedi olarak adlandırmamızı sağlamayı başarmış...

Konu dışında kalan küçük ayrıntılarla da bazı mizahi öğeleri güçlendirip iyi bir iş çıkaran ekip sonuçta izlenebilir ortalama kaliteye ulaşabilmişler...

Filmi seyredecek olanlar için fazla ayrıntıya girmek doğru olmaz o yüzden filmin konusuyla ilgili fazla bir şey söylemek de istemiyorum. Seyredince büyük bir ihtimalle pişman olmazsınız ama kaliteli bir şeyler bekliyorsanız çok güzel bulacağınızı da pek tahmin etmiyorum.

Kötü yanlarına gelirsek...

Filmde çok gereksiz bulduğum bir sahne var ki sadece bu yüzden çocuklarla ve çekinebileceğiniz başka biriyle seyretmeniz sizi sıkıntıya sokabilir diye düşünüyorum;

Carl “EVET” demeye başladıktan sonra, kendisine devamlı asılan yaşlı kadın komşusuyla da sevişmek zorunda kalıyor...

Kadının takma dişlerini çıkarıp Carl’a oral seks uyguladığını üstü kapalı da olsa göstermelerini komik bulmadığım gibi böyle bir sahnenin böylesine samimi bir filme yedirilmesini de hiç doğru bulmadım...

Ayrıca filmde bir sürü marka ismi ve ürün ya da ürün türü (enerji içeceği sayesinde enerjik olursun fikrini onaylamaları gibi) gizli reklamla araya serpiştirilmiş... Ki bu beni çok rahatsız etti ve film para kazanmak amacıyla böyle numaralara başvurduğu için çok puan kaybetti...

Sonuç olarak rastlarsanız, havanızdaysanız seyredin yoksa mutlaka aranıp bulunacak, öyle güldürüp yerlere yatıracak olağanüstü bir komedi filmi değil... Umarım Jim Carrey'in 2011'de gösterilecek filmi "Ripley's Believe It or Not!" oyuncunun kalitesine yakışan ve beklentileri karşılayan iyi bir film olur...

(Not: Filmdeki müziklerden biri dikkatimi çekmişti (Zooey Deschanel & Von Iva'dan uh-huh) filmin soundtrack albümünü bulup dinledim ve sonrasında araştırdım. Filmde başrol kadın oyuncusu olan Zooey Deschanel (filmdeki ismiyle Allison) "Munchausen By Proxy" isimli grupla bu şarkıyı gerçekten söylemiş ve hem sanatçının hem grubun başka parçaları da varmış... Grubun ismi de çok ilginç, bunun anlamı; çocuklarına kendileri hastalık tanısı koyarak zorla ilaç veren ya da tedavi uygulayan, doktor doktor dolaştırarak onlara zarar veren ebeveynlerin içinde bulunduğu psikolojik hastalık durumunu ifade eden bir tür tıbbi terimmiş...)