21 Temmuz 2009

Iris [film]

Ünlü yazar Iris Murdoch’un yaşlanınca hasta olduğu dönemi anlatmaya çalışan, bunu yaparken de yazarın ve kocasının gençliğini de aralara sıkıştırıp güya hayatını komple gösteren uyduruk ötesi bir film...

Bırakın ünlü bir yazarı bizim köşedeki bakkalı anlatmaya kalkıp bir film yapsam bundan daha fazla ayrıntı olurdu.

Ne bir kitabı nasıl hazırladığı, ne yazarlık hayatı, ne kadının düşünce sistemi ne de başka bir şey... (Kadının İngiltere gibi bir yerde savaş sonrasında Komünist Parti’ye girmesinden bahsetmemiş olmaları önemli değil de İngiliz Ekonomi Bakanlığına ve Birleşmiş Milletler adına çalıştığını da hiç söylemiyorlar hadi bunları geçelim, yahu bu kadın Sartre’la sıkı fıkı ve varoluşçu felsefe üzerine şiirler, tiyatro eserleri yazdı bunları hiç mi belirtmez insan...)

Önüne gelenle yatan özgür bir insandı havası yaratmak için konuyu zorlamış olsalar da hiçbir şekilde yazar hakkında en küçük özel bir şey öğrenemiyorsunuz. Gençken gösterilen bölümlerde kadın, kelimelere çok önem veren felsefeyle uğraşan akıllı (biraz da ukala) bir tip gibi gösteriliyor o kadar...

Sıradan (hem gudu hem bed) yaşlı bir kadının Alzheimer hastalığı sırasında deli gibi davranmasını, evinin dağınıklığını ve yaşadığı adamın zorda kalmış halini gösteren filmin en küçük bir yeri de olsun da şurası da güzelmiş diyeyim ama yok yok yok...

Çekimler kötü, kamera açıları sinema estetiği kötü, müzik kötü, diyaloglar kötü, çeviri kötü, dublaj kötü, kurgu kötü, senaryo kötü, oyunculuk kötü... Her şey kötü...

Sonuna kadar dayanabilecek insanlara madalya vermek şart... Bu filmin yapılmasıyla ilgili en küçük bir ilişkim olsaydı insanlığa daha fazla zarar vermeyeyim diye Afganistan dağlarının en derin oyuklara saklanırdım.

Bu kadar uyduruk bir şey yaptın ve satmak zorundasın da peki bunu alıp dağıtıp para kazanmayı düşünen insanlar bu ne kardeşim dememiş mi hiç çok merak ettim...

Gençken bir iki kitabını okuduğum kadından öyle bir soğuttular ki o kadar olur... Bir yazarın hayatı ile ilgili film çekmeye kalkıyorsunuz ama hayatınızda hiç film izlememişsiniz... Kadına da yazık ya.

Bu film sizde varsa sakın sobaya atarım diye kışı beklemeyin hemen bugün yakın ki o arada başka biri de seyretme gafletinde bulunmasın...