12 Temmuz 2009

Naboer (Next door) [film]

Danimarka, İsveç, Norveç ortak yapımı olan filmin isminin kökeni İngilizce’deki “Neighbour” (Komşu) kelimesi anlamına geliyor ve sinemalarda da Next door (yandaki kapı – komşu) ismiyle oynamış...

Filmi izlemeye başlayınca hafif bir gerilim hissettim ve bu gerilim gittikçe arttı.

Kendimi bu gerilime kaptırmamak için “Bilindik tarzda gerilim filmi işte. Kesin bu adamla yandaki kızların başına bir iş açılacak sonra gerilimli sahneler bilindik şekilde birbirini izleyecek falan...” diye düşünüyordum ama yanılmışım...

Şansıma evde tek başımayken izlediğim filmden harbiden tırstım ve hep korkunç bir şeyler çıkmasın diye dua ettim :) Allahtan korku filmi değilmiş...

Valla abartmıyorum sıkıntı ve gerilimden bir şişe ice tea, bir paket ayçekirdeği, bir külah dondurma ve beş adet sigara molası verdim :) bu kadar germeger olmaya kesin bir iki yaş gençleşmişimdir artık :)

Neyse gelelim konuya... (tabii ki yine seyredecek olanların keyfini kaçırmayacak şekilde az bir şey bahsedeceğim)

Filmin kahramanı John evine gelir, yan tarafta oturan kapı komşusu genç ve güzel kadın da kendisinden küçük bir yardımda bulunmasını (kendilerinin çekemedikleri dolabı bir kapının arkasına çekmesini) rica eder...

John komşusunun evine gidince kadının bir de kız kardeşi olduğunu görür ve biraz gergin biraz da anlamsız(!) bir konuşma yaparlar.

John kız arkadaşından yeni ayrılmıştır ve kapı komşusu olan bu kızlar da (hemen bitişikte oldukları için duvardan gelen seslerden) konuşmaları duyup durumu öğrenmişlerdir. Kendisine bu konudan bahsettiklerinde John biraz bozulur sıkılır ve evine gider.

Bir süre sonra komşu kadın John’un kapısını yine bir şey rica etmek için çalacaktır; kardeşine ilaç almaya gitmesi gerekiyordur ama kardeşi daha önceden bir saldırıya uğradığı için evden çıkmaya korktuğu gibi eve yabancı birisinin gelmesinden de korkmaktadır.

John bu ricayı da geri çevirmez ve komşu kadının kız kardeşine göz kulak olması için yan daireye geçer...

Geçer ama...

Bitmez tükenmez dar koridorlar, birbirine açılan ve ikide bir üstüne kilitlenen kapılar bir yana, kız kardeş; John’u baştan çıkarmak için olmadık şeyler yapar. Hatta hatta işi çok daha ileriye vardırıp oturduğu koltuktaki açık saçıklığından başka pornografik bir hikâye anlatarak John’u tahrik etmeye çalışır... (olaylar gelişir tabii ki)

Ters giden ve normal olmayan bir şeyler vardır ama John tam olarak neler olup bittiğini kavrayamamaktadır... Kendi evine gider tekrar komşuya döner, bu böyle tekrarlanır durur ama her geldiğinde kendisini çok farklı bir psikolojik travma beklemektedir.

Olaylar kontrolden çıkmaya başlamıştır ve bu arada da John’u terk eden kız arkadaşı eşyalarını toplamaya gelip gidiyor, her karşılaşma sahnesinde eskiye dair anlatılanlardan bir şeyler çıkarmaya çalıştıkça kafamız da karışmaya başlıyor.

Biraz biraz bir şeyler anlamaya başladıkça çekimler, ses efektleri ve neredeyse korku filmi müziği diyeceğim bir müzik tırnaklarımızı yememize, ikide bir yerimizde kaykılıp düzelmemize neden oluyor. Evde stres diz boyu, merakla konuyu takip ediyorum...

Evet. Durum aynen böyleydi... Gerçekten düzgün bir psikolojik gerilim filmi olmuş. İnsanın zihni bir kez karışmasın mı diyeyim yoksa yapılmaması gereken bir şey yapınca insanın zihni kendiliğinden mi böyle karışıyor bir türlü karar veremedim...

Memento ve Fight club filmlerinde olduğu gibi kahramanının psikolojik durumunu çözmemizi isterken bir yandan da onun yaşadığı gerilimi bize aktaran bir yapım olmuş...

Ve özellikle söylemekte fayda var: Kesinlikle çocuklara uygun değil. (16 yaş sınırı olabilecek kadar açık sahneleri geçtim, her ne kadar silah olmasa da çok fazla şiddet var.)

Böyle anlattım için de çok güzel filmmiş mutlaka bulmam ve seyretmem lazım diye arayıp bulmalara kalkmayın. Denk gelirseniz seyredersiniz, öyle peşinden koşulacak ve mutlaka seyredilmesi gereken sanatsal harika bir film değil...

Ama rastlanırsa seyredilmeyi de hak ediyor. Senaryo, oyunculuk, mekân ve çekimler sağlam...

(not: dalıp da çekirdekleri benim gibi poşete atıyorum diye yere atmayın :) )