16 Temmuz 2009

Un giorno perfetto (mükemmel bir gün) [film]

Bu aralar evde tek başımayım ya her akşam bir film izliyorum ve karelidefter de film yorumlarımdan geçilmez oldu kusura bakmayın artık :)

İşte ne olursa olsun bir film seyredeyim diye şansıma çıkana razı olarak seyrettiğim film; Un giorno perfetto. (ne yazık ki bu keyifli akşamlardan birinin çok sıkıcı olmasına neden oldu)...

Neyse gelelim filme;

Türk televizyon dizilerinin vazgeçilmez klasiği “Aile dramı” bu sefer de Ferzan Özpetek sayesinde dünya sinemalarında...

Özenli bir işçilik ve uygun sinema diline, küçük ayrıntıların işlenmesinden tasedüflerle dolu hayata dikkat çekmeye çalışan arka plan konularına kadar üzerinde çalışıldığı belli olan film ne yazık ki konusuyla çok ama çok sıradan...

Karısına iftira atacak kadar hastalık derecesinde kıskanç bir eski koca, küçük bir işte çalışan orta seviye bir kadın ve tüm özellikleriyle çok sıradan iki çocuk...

Adam, boşandığı eski karısına dönmek için aşırı baskı uygulamaktadır...

Kadın, başına gelecekleri bildiği için devamlı hayır dese de yine de içten içe gizli bir “şans verme” isteği ile adamın ısrarlarına dayanamayıp “işten, çocuklardan bahsetmek için” arabasına biner...

Yine kavga ederler, tartışırlar, adam şiddet uygular ve hatta tecavüz etmeye kalkar vs.

Klasik bir aile dramının sonunu dehşet dolu kanlı sahnelerle (ki açık olarak fiziken bir şey gösterilmemesine rağmen) üçüncü sayfa haberleri gibi duygu sömürüsüne çeviren filmin senaryosu ne yazık ki o derece etkileyici değil...

Filmi sıkıcı bulmamın yanında en ufak bir farklılık bulamamam bende hayal kırıklığı yarattı... Biraz İtalyan tarzı, biraz insan haklarına göndermeler yapan kadın haklarına dikkat çekme, biraz aile içi iletişim vs. ama çok çok çok sıradan bir şekilde günlük hayatın bir yansıması.

Eğer para verip sinemaya gidip izleseydim çıkarken gişedeki görevliye “bilet parasının üzerine yüz katını geri verseniz bir daha seyretmem” derdim... o derece bayıltıcı ve sıkıcı...

Hayır benim anlamadığım, kültür seviyesi yüksek insanlar için yapıyorsan basit ama çok basit olmuş, sıradan televizyon seyircisi için yapıyorsan ne diye bu kadar kopuk kopuk gereksiz atlamalarla bir oraya bir buraya gidip boş boş konuyla ilgisi olmayan senatör, başkan, seçim ve siyaset gibi ayrıntılara giriyorsun?

İnsan olan adam zaten karısına değil hiçbir kadına ya da güçsüze el kaldırmaz, insan çocuklarına bakmalıdır vs... tipik “maksimum korunma içgüdüsü”yle her şeyden sakınıp çoluğunu çocuğunu gözeten kadın psikolojisi...ve bazen boş bulunup bir an bile gözünü çocuklarının üzerinden ayırırsan olayın aile dramıyla son bulabileceğini gösteren duygu sömürüsü.

Uzun lafın kısası sıkıcı ve basit olduğu kadar izleyicisine hiçbir şey veremeyen bu filmi rastlasanız bile seyretmemenizi tavsiye ederim. Benim için onca filmin içinden bu filmi seyretmem büyük şanssızlık oldu... Siz uzak durun.