10 Ağustos 2009

akrepsiz yelkovansız saat tasarımım

Çocukluğumdan beri “zaman” kavramı ilgimi çekmiştir... Saate uzun süre bakıp öylece durduğum çok olmuştur :) ama bunun yanında çocukluğumdan beri çeşitli saat tasarımları yaptığımı da söylemeliyim...

Saat tasarımı derken tabii ki bildiğimiz sıradan saatlerden bahsetmiyorum. İlgimi çeken tasarımlar saati gösterme biçimi farklı olan saatler...

Geçen gün yine böyle saat üzerine düşünürken aklıma farklı bir şey geldi...

[Bir tasarımın bitmiş halini (en azından kağıt üzerinde) göstermek, karşınızdakine sayfalarca yazmaktan daha etkili olacaktır ama ben yine de biraz detaylarını anlatmak istiyorum.]

Genelde yabancı ülkelerde gezi parkları, müze bahçeleri içinde benzer uygulamalar vardır.

Mesela küçük bir hareketli güneş sistemi maketini bahçenin içine orantılı uzaklıklarla yerleştirirler, eski güneş saatinin dev boyutlarda yapılmış bir örneğini meydanın ortasına koyarlar falan...

Benim tasarımım olan saat modelinin de bu şekilde belli ve özel bir yere yerleştirileceğini düşünerek ona göre bir plan yaptım...

Şimdi gelelim modele: Yavaş yavaş anlatıyorum, saatin şekli ve çalışma mantığını aklınızda belirecek kadar anlatabilirsem ne mutlu...

Evet başlıyoruz...

Yere yaklaşık olarak 6-7 metre çapında bir daire çizdiğimizi düşünüyoruz.

Yine saatin işaretli olacağı yerleri eşit 12 aralıkla belirliyoruz.

(Yerleşimin yapılacağı yere göre uygun olan tarafı 12 yapıyoruz.)

Şimdi elimizde yere çizilmiş büyük bir hayali daire var ve etrafında da aynen klasik bir saatte olduğu gibi 1.2.3.4........12 diye saatin kaç olduğunu gösterecek noktalar işaretli...

Bu işaretli noktaların tamamına tam 12 adet özel ışık kaynağı olacak spotlar yerleştiriyoruz.

Her spot yeraltına döşenmiş özel kablolarla daha önceden ayarlanmış bir “Timer”e bağlı... yani elektrik ne zaman ve ne kadar süreyle hangi spot ışığına verilecek daha önceden belirlenmiş şekilde ayarlanıyor...

Buraya kadar sistem bu (biz buna sistem 1 diyelim)... bu sistem kesintisiz güç kaynağından da yararlanarak elektrik kesintilerinden etkilenmeden çalışıyor ve her spot ışığı ne zaman ne kadar süreyle yanacaksa bunu belirliyor...

Sistem 1 devamlı çalışıyor ve 12 spot ışığını sırayla birer saat yakması için elektrik devresini açıyor...

Fakaaat bu sistem 1’in gönderdiği elektrik devamlı spot ışığına gelmesine rağmen biz ampüllerin yanıp sönmesini engellemek için araya başka bir açma kapama düğmesi koyuyoruz... (buna da sistem 2 diyoruz)

Sistem 1: Zamanı gelince hangi spot ışığıysa oraya ampülün yanması için elektriği yolluyor.

Sistem 2: Elektrik gelse de ampülün yanmasını engelleyen bir elektrik anahtarı... bu anahtar açılınca o anda hangi spot ışığına elektrik yollanmışsa onun açılmasını sağlıyor...

Şimdilik sistemimiz bu kadar ama biz bu sisteme bir de harekete duyarlı başka bir sistem ekliyoruz (buna da sistem 3 diyelim)...

Bu harekete duyarlı sistem de zaten artık her yerde bulunabilen fotoselli bir algılayıcıdan başka bir şey değil...

Bunun amacı; istediğimiz bir bölge ya da yerde hareketi algılayan fotoselli aletimizin devreye girip sistem 1’den gelen elektriği engelleyen sistem 2’yi devre dışı bırakmak...

Şimdi sistem 1, 2 ve 3’ü anlattım ve sona geliyoruz :)

Yere çizdiğimiz hayali saatin ortasına tam merkeze 50 santimlik beyaz bir daire çiziyoruz...

Saatin bulunduğu yere girdiğimizde bizi karşılayan bir tabelayı da daha önceden koyduğumuzu kabul ediyoruz... Bu tabelada “Saati öğrenmek için yüzünüz 12’ye dönük olacak şekilde beyaz dairenin içinde durun.” yazıyor olsun :)

Şimdi saatin merkezine doğru gidiyoruz... ve beyaz dairenin içine geldiğimiz anda saat kaçsa yerde tam o saatin karşı tarafındaki spot yanıyor ve gölgemiz tam saatin üzerine düşüyor...

Gölgemiz saatin akrebini oluşturdu ve saati öğrenmiş olduk... aynı şekilde farklı renkte (ya da sıkça yanıp sönerek diğerinden farklı duran) ikinci bir spot dizisiyle dakikalar da oluşturulabilir....

Kısaca teknik olarak açıklamak gerekirse;

Saatin bulunduğu yere geldim ve saatin merkezinde işaretli yerde durdum...

İşaretli yere gelince harekete duyarlı olan fotoselli sistem beni algıladı ve kapalı olan anahtarı açtı...

Anahtar açılınca o anda saat kaçta hangi spot yanıyorsa zaten ona elektrik veriliyordu hemen spot yandı...

Spottan çıkan ışık bana vurunca ters tarafa gölgemi düşürdü... işte bu gölge saati gösteren akrep yerine saati göstermiş oldu...

Sanırım dünyada şu anda hiçbir yerde böyle bir saat yok...

Eğer ilk ben bulduysam ve bir gün böyle bir şey yapılırsa;

İnsanı nesne olarak zamanın merkezine yerleştirip zaman ve insan ilişkisini sembolik olarak gösteren bu saat tasarımımın “Saatleri ayarlama enstitüsü”nün yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın anısına konunun geçtiği ya da yazarın doğduğu yerle ilişkili bir mekâna koyulmasını arzu ederim...