11 Ağustos 2009

Bernard Werber - Karıncalar

Karıncaları görüp de ne yapıyor bunlar diye merak etmeyen insan var mıdır?

Çocukluğumuzdan beri hep bir yerlerde rastladığımız ve tehlikesiz olduğu için büyüklerin oynamamıza izin verdiği karıncalar...

Bazen rüzgârın savurduğu bir karınca masamıza misafir olur bazen bahçede binlercesi bir arada haldır haldır bir şeyler yaparlar...

Çocukken bir iki kez evde beslemeyi bile düşünmüştüm ama ya kaçtılar ya öldüler...

Büyüyünce de karıncalara olan merakım azalmadı. Gerek belgesellerde, gerek kitaplarda ansiklopedilerde ne zaman bir karınca görsem ilgimi çekmeye devam etti...

İlginç bir hayvandır vesselam :)

Daha önceden de kareli defterde karıncalarla ilgili bir iki konu daha yazmıştım...

Geçenlerde de Bernard Werber’in karıncalar isimli kitabına şöyle bir üstten bakayım dedim... Biraz okudum, okudukça sardı, sardıkça okudum ve bırakmadan bir macera kitabı gibi sonunu getirdim :)

Kitap hem içerdiği bilgi, hem edebi değeri hem de olayların kurgusu bakımından başarılıydı... sürükleyici ve merak uyandırıcıydı, beğendim...

Bu serinin devamı niteliğinde olan iki üç kitap daha yazmış Bernard Werber. Elimdeki kitaplar bitince İlk işim onları da okumak olacak :)

Kitap aynı anda akan iki yönlü konusuyla bir oraya bir buraya gidip gelerek hareketliliği arttırdığı gibi bir yandan da arada romanın akışı içinde ansiklopedik(!) bilgiler veriliyor ve üç farklı kanaldan gelen konuyu okurken kitap nasıl bitiveriyor anlayamıyorsunuz...

Gelelim kitabın konusuna...

Kitaba bir çok isim girip çıkıyor ama esas kahramanlarımız bir grup karınca... ve bütün bunlar insan olan kahramanımız jonathan’la başlıyor.

Jonathan; işini yeni kaybetmiş bir çilingirdir ve eşini, çocuğunu, köpeğini alıp Edmond dayısından miras kalan oldukça büyük ama biraz izbe bir giriş katına (hatta yarı bodrumla bodrum arası bir yere) taşınır...

Jonathan, Edmond dayıyı çocukluk hatıralarından çıkarabildiği kadar anca hatırlayabilmektedir.

Hayal meyal hatırladığı bir iki anısı olmakla birlikte Edmond dayının biraz gizemli bir biyolog olduğuna emindir...

[ Edmond dayı, son çalıştığı iş yerinde başarılı bir yoğurt kültürü oluşturmayı başararak biraz isim yapmıştır ama onun esas ilgi alanının daha sonradan karıncalar olduğu anlaşılacaktır :) ]

Jonathan evi devralıp yerleştikten sonra görüşmek üzere ailenin büyükannesine gider... Büyükanne jonathan için bir mektup bırakmıştır.

Edmond dayının kendisine bıraktığı mektubu okuduğu zaman, jonathan evin dibinde bir yerdeki kilitli bir kapıdan içeri asla girmemesi gerektiğini öğrenmiş olur ve buradan itibaren maceramız başlar...

Kapıdan içeri girince neyle karşılaşacağını merak eden Jonathan ailesinin karşı çıkmasına rağmen içeri girer...

Bu sırada daha biz 5-10 sayfa okumaya başlayıp da bu kadar bilgi edinmişken yazar bir yandan da bu insanları bize tanıttığı gibi bel-o-kan denilen bir karınca şehrini tanıtmaya başlar...

Buradaki kahramanımız da “327.” isimli karıncadır.

Jonathan, Edmond dayının sırlarını, yaptıklarını ve onun bilgilerine ulaşmak isteyenleri keşfederken, dışarıda Edmond dayının karıncalarla ilgili yazdığı bir ansiklopedinin peşine düşenler de yakın takiptedirler...

Jonathan ve ailesi belirli aralıklarla tek tek evin içinden mahzene girmeye karar verirler...

Karıncalar uygarlığında da olaylar gittikçe karışır ve bilinmeyen ölümlerle karşılaşan karıncalar durumu haberdar etmek için diğer karıncalarla konuşmaya kalktıkça suçlanıp topluluktan soyutlanır...

Hem yukarıdaki insanların, hem aşağıdaki karıncaların kendi dünyalarında yaşayacakları uzun bir macera başlamak üzeredir...

Bütün bunları okurken aralarda da yaşanılan olayları biraz daha açıklayıp bilimsel olarak doğruluğunu ya da o konuyu daha geniş kapsamlı düşünmemizi sağlayacak bilgiler verilir.

Bu bilgiler de Edmond dayının hazırladığı ansiklopediden alınmış maddelerdir... (Edmond Wells Göreceli ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi)


Hem karıncalar hakkında gerçek bilgiler içeren bu küçük ara notlar, hem olayların karşılıklı akışı romanı gerçekten okunacak kadar önemli kılıyor...

Aslında yazarın istediği şey;

Karıncaların dünyası ve insanlar arasındaki ilişkileri kullanarak insanın evrendeki yeri ve yaşam tarzıyla hayatının anlamı üzerine biraz daha düşünmemiz gerektiği...

Hayatınızı değiştirecek bir kitap değil ama bundan sonra karıncalara bakışınızı kesinlikle değiştirecek bir kitap diyebilirim :)

Hem de yazar bunu “basit korku filmlerindeki gibi karıncaların yol açtığı felaketleri kullanarak” korku öğesiyle değil, tamamen bilimsel gerçeklerden yola çıkarak oluşturduğu bilimkurgu öğeleriyle başarıyor...

Umarım kitap hakkında biraz bilgi sahibi olmanızı sağlamışımdır...

Yazımı kitabın arka kapağındaki açıklama içinden ilginç bir bölüm ve ardından da Edmond dayının ansiklopedisinden bir maddeyle bitiriyorum;

“.................
Bizden yüz milyon yıldan fazla bir zaman önce birlikleri,
siteleri, imparatorlukları ile bütün dünya yüzeyine yayılmış
olarak burada idiler.

Bize benzer uygarlıklar yarattılar, gerçek
krallıklar kurdular, en etkin silahları icat ettiler, bizim
erişemeyeceğimiz düzende savaş yapma ve site kurma
sanatını elde ettiler, şaşırtıcı bir teknolojiye hakim oldular.

Onların da kendi Atilla'ları, Christophe Colomb'ları, Julius
Caesar'ları, Machiavelli'leri veya Leonardo da Vinci'leri oldu.

.............................. “

Olgu: ........... Onların tek başına egemen oldukları dünyada İnsanların var olması, sadece kısa süreli bir "olgu"dan ibarettir.

Onlar bizden son derece daha kalabalıktır.

Daha çok siteye sahiptirler, çevreye daha uygun yuvalarda yaşarlar.

Hiçbir insanın yaşayamayacağı kuru, buzul, sıcak veya rutubetli bölgelerde yaşarlar. Nereye baksak karıncalar var.

Bizden yüz milyon yıl önce burada idiler ve atom bombasına dayanıklı oldukları göz önünde bulundurulursa, kesin olarak bizden yüz milyon yıl sonra da var olacaklardır.

Onların tarihinde biz sadece üç milyon yıllık bir rastlantıdan ibaretiz.

Zaten, bugün dünya ötesi yaratıklar gezegenimize inecek olurlarsa şaşırmayacaklardır. Hiç şüphesiz, karıncalarla konuşmaya başlayacaklardır. Onlar Dünya'nın gerçek sahipleridir.

Edmond Wells Göreceli ve Mutlak Bilgi Ansiklopedisi