29 Aralık 2009

Beyin ve "Fantom el" kandırmacası...


Konu çok ilginç ve bir o kadar da karmaşık ama anlaşılması zor olmayan bir konu...

Zor ve ayrıntılı konulara girdiğim zaman eldeki bilgiyi parçalara ayırıp vermek konunun anlaşılırlığı açısından daha iyi oluyor...

O yüzden bu konuyu da bu şekilde parçalara ayırmayı uygun buldum...

Evet, yavaş yavaş konuya girelim şimdi...

Önce bir tanım yapayım;

Hastalık veya bir kaza sonucu kolunu ya da bacağını kaybeden insanlardan büyük bir bölümü, kaybettikleri uzuvlarını daha sonradan yerindeymiş gibi hissedebiliyormuş...

Bu şekilde (kaybedilmiş olmasına rağmen) hayali olarak beyin tarafından hâlâ yerindeymiş gibi hissedilen uzuvlara da “Fantom uzuv” deniyormuş...

Şimdi buradan itibaren çok ilginç ayrıntılara giriyoruz...


Kolu ya da bacağı kesilen hastalar bir süre sonra hayatlarına dönse de yukarıda bahsettiğimiz “Fantom uzuv” duyumsaması kimi zaman hastayı rahat bırakmıyormuş...

Bunun nedeni ise hep büyük bir acı ve sancının hissedilmesi, ayrıca bazı durumlarda hiçbir ağrı kesicinin de işe yaramamasıymış...

Bu konu üzerinde çalışan doktorlar, kesilen bir uzvun nasıl olup da bu derecede bir acı verdiğini araştırırlarken yapılan deneyler sonucu şöyle bir şeyle karşılaşmışlar:

Hastanın; eli, kolu ya da bacağı kesilmek zorunda kalınınca, söz konusu uzvun son bulunduğu durum neyse (o kesilen uzuv hangi pozisyonda kaldıysa) “Beyin” bu pozisyonu hatırlıyor ve eğer bu pozisyon “normalde olmaması gereken bir duruş sergiliyorsa” sanki o uzuv var da o şekilde durunca ağrı veriyormuş gibi etki yapıyormuş...

Bir örnekle açıklamak gerekirse;
(Normal birinin elini ters çevirmeye başlarsanız o nasıl ki bir acı hissederse)

Oluşan bir kaza sonucu bileği ters dönmüş birinin o kaza sonrasında eli kesilince...

Beyin, kesilen eli “o ters dönmüş şeklinle” hatırlıyor...

(Diyelim büyük bir araba kazası sonucu hastanın eli ters dönmüş ve o bölge büyük hasar görmüş... Eli kesiyorlar ve ortada bir el kalmıyor ama beyin o eli hâlâ orada o kaza anında son sinyali aldığı şekilde hatırlıyor)

Bu durumda da beyin; pozisyonunu düzeltmesi için “el”e sinyal göndermeye devam ettiği için” hastanın acı çekmesine neden oluyormuş... (aslında el’den beyne, “tamam, uygulandı” diye geri bir sinyal gelmediği için demek daha doğru olur)

Kaliforniya Üniversitesi Beyin Merkezi Başkanı Nörolog Vilyanur Ramachandran bu konuyu uzun yıllar boyunca araştırıp sorunun beyinden kaynaklandığını anlamış ve çözüm bulmak için de şu mantıkla düşünmeye başlamış:

Durum;
Beynin “olmayan uzvu” kesilmeden önceki haliyle hatırlayıp ona kendisini düzeltmesi için sinyal göndermesi...

Sorun;
Hasta, uzvunu kaybetmiş olduğu için beyinden gelen emri yerine getiremiyor ve beyin o uzvun pozisyonunu değiştirmesi için sinyal gönderiyor ama uzuv “Fantom uzuv” olarak hissedildiği halde bu sinyallere cevap veremiyor. (Hasta da elini kaza anındaki bozulmuş pozisyonu neyse o son haliyle hatırlıyormuş)

Çözüm;
Beyne “olmayan uzvu” var gibi gösterip sonra da ondan gelen emirleri uygulayarak pozisyonunu düzelttiğini göstermek...

Ramachandran bunun için bilgisayar programcılarıyla görüşmüş ama yazılımcılar gereken “sanal gerçeklik” programları için öyle astronomik rakamlardan (iki milyon dolar) bahsetmişler ki işin bu şekilde yapılamayacağı anlaşılmış...

Fakat Ramachandran vazgeçmemiş ve başka bir çözüm bulmuş;
Büyük bir ayna alınıyormuş, hasta bu aynaya sarılıyor ve olmayan uzuv aynanın arkasında kalacak şekilde bir pozisyon alıyormuş...

Diyelim sağ kol kesik olsun, hasta büyük “boy aynası”nı bacaklarının arasına alacak şekilde oturuyor. Aynayı biraz kendine doğru çeviriyor, kesik olan kol aynanın arkasında duracak şekilde pozisyon alıyor...

Sol kolunu oynatıyor ve aynada sol kolun yansıması ise hasta tarafından sanki sağ kol varmış gibi algılanmaya başlanıyor...

Beyin bu görüntüyle uyarılınca “o olmayan uzvu” yeniden görmüş gibi algılayıp elin sakıncalı durumunu düzelttiğini sanıyormuş...

Beyin; verilen emirlerin her iki kol ya da el tarafından uygulandığını (yani durumun normale döndüğünü) görünce, uzva “kaza oluşumundaki doğal olmayan halini” düzeltmesi için sinyal göndermeyi de bırakıyormuş...

Böylelikle; Fantom uzva bağlı ağrı şikâyetleri de büyük ölçüde ortadan kaldırılmış...


Kaynaklar ve notlar:
Phantoms in the Brain: Probing the Mysteries of the Human Mind - V. S. Ramachandran (açılan sayfadaki kitap resmine tıklarsanız belli bir kısmı örnek olarak internet üzerinden de incelemeniz mümkün)

Yazarın diğer kitapları için link http://www.amazon.com/V.-S.-Ramachandran/e/B001IGHMGU/ref=ntt_athr_dp_pel_pop_1

Tübitak Bilim Teknik Dergisi'nin Kasım sayısında, Sayın Bahri Karaçay'ın hazırladığı "Beynin Gizemleri" başlıklı konuda bu yazıda anlatılanlar geçmişteki deneylerle de bağlantılandırılarak detaylı bir şekilde incelenmiş...

Vilayanur Ramachandran'ın katıldığı bir panel'in videosunu http://www.ted.com/talks/lang/tur/vilayanur_ramachandran_on_your_mind.html adresinden Türkçe altyazılı şekliyle seyredebilirsiniz...