08 Şubat 2010

Bir damla limon suyu ve beynimizdeki etkisi...

Dilinize bir damla limon damlatarak, “Antisosyal” mi yoksa “Sıcakkanlı”mı olduğunuzu nasıl anlarsınız?

..........................

Karelidefter’i takip edenler, kitaplarda ya da belgesellerde karşılaştığım ilginç deneyleri yazdığımı da bilirler, geçenlerde izlediğim “BBC Human Mind” isimli belgeselde de yine böyle çok ilginç bir deneyle karşılaştım...

Deney, bugüne kadar duyduklarım içinde gerçekten en acayip olanıydı :)

Birinci grup biraz “antisosyal ve içe dönük” olduğu düşünülen fizikçilerden oluşuyor... (Bu grubu oluşturmak için İngiltere “Imperial University” fizikçilerinden bir grup gönüllü alınıyor...)

İkinci grup ise paket tatil programı pazarlayan bir grup tatil kampı tanıtımcısı...

Birinci grup:
Biraz daha “ciddi ve soğuk” mesleğini neredeyse tek başına kapalı bir ortamda yaşayan laboratuvar çalışanıyken...

İkinci grup:
İnsanlarla yüzyüze görüşmeler yaptıkları için daha fazla hayatın içinde olan daha “sıcakkanlı” insanlardan oluşuyor...

Her iki grup da 10’ar kişiden oluşuyor...
Ve deney başlıyor.

Önce;
Bir limonu kesip “bir damla limon suyu”nu birinci grubun birinci elemanının diline damlatıyorlar...

Sonra;
Bu deneğin “bir damla limon suyu”na karşılık salgıladığı tükürük miktarını ölçmek için deneğe “arkası pulun yapışkan yüzü gibi (suyla temas edince yapışacak hale gelen) özel bir kağıt bant” veriliyor ve yalaması isteniyor...

Tükürük bezleri salgılamayı kesip deneğin ağzı kuruyup bantı yalayacak sıvı kalmayana kadar bantı yalaması isteniyor. Ve ardından bu deneğin tükürüğüyle ıslatıp yaladığı bantın uzunluğu ölçülüyor...

Birinci ve ikinci grubun bütün üyeleri denek olarak bu bantları yalıyor ve bantlar ölçülüyor...

Birinci grup yani soğuk ve içe dönük, antisosyal olarak tanımlanan grup 12 metre bant yalarken, İkinci grubun üyeleri (sıcakkanlı/dışa dönük olanlar) ise 8 metre bantı anca yalayabiliyorlar...

........................

Şimdi biraz daha ayrıntıya girelim;

Beynimiz hem kendi vücudumuzu düzenlerken hem de dış dünyayla ilişki içindeyken yaptığı her işlem için belli bir bölgesini hatta bazen belli bir noktayı kullanıyor...

Beynimiz yine aynı şekilde “Hiç tanımadığımız yabancı biri ile karşılaştığımızda da onun hakkında değerlendirme yapabilmemiz için” belli bir noktayı kullanıyor ve bu nokta karşımızdaki kişinin özelliklerini alıp işleyerek onun hakkındaki görüşümüzü belirliyor....

Fakat asıl ilginç olan şey ise;

Bu noktanın, limon suyuna tepki veren tat alıcı bölgeyi “beyinde düzenleyen nokta”yla aynı olması...

Bu bölge ne kadar gelişmişse; karşılaştığımız insan hakkında o kadar geniş çaplı bir işlem yapılıyor ve riskler değerlendirilip o kişiye karşı uzak durulması ya da yaklaşılmasına normal bakılması için (ince eleyip sık dokuduktan sonra) karar veriliyor.

(Ve tabii ki limon suyuna verdiği tepki de ona göre fazla oluyor. Bu durum birinci grubun soğuk duruşlu antisosyal olmasını ve buna karşılık fazla bant yalayabilecek kadar tükürük salgılamasını da açıklıyor.)

Aynı bölgenin etkileşime geçtiği ikinci grupta ise salgılama daha az; Çünkü beyindeki o bölge, limon suyuna daha az tepki veriyor...

(ve haliyle de karşılaştıkları insanları daha az işleme tabi tutup daha çabuk değerlendiriyorlar. Bu yüzden insanların oluşturabileceği riskleri fazla dert etmeden de hemen “sıcakkanlılıkla” kabullenebiliyorlar...)