12 Nisan 2010

Aleksandra [film]

Yaşlı bir kadın, tren istasyonunda askerlerin yardımı ve eşliğinde bir vagona atlayıp indiği yerden sonra da askeri bir araçla askeri bir birliğe ulaşır...

Baştan konuyu anlayamıyoruz; “Bu kadın nedir, kimdir, askerlerin arasında ne işi var?” ve hatta “Acaba oğlu mu kardeşi mi öldü, ne olmuş da buraya gelmiş?” diye bir sürü soru ve düşünce kafamızı kurcalıyor...

Sonra bakıyoruz ki tamamen fantastik bir gerçeklik kurgusu içinde gerçek hayatta olamayacak bir şekilde bir kadın meğerse torununu kendi birliğinde “Ne yapıyor, ne ediyor? Merak ettim.” diye ziyarete gitmiş...

Rus askerinin son değişikliklerle kendilerinden kopup ulusal özgürlük mücadelesi veren azınlıkların oluşturduğu ülkelere (Burada Çeçenistan) müdahalesine bir yorum olan bu film bana çok sıkıcı geldi.

Filmin bir yerine kadar; yaşlı kadını ve askeriyedeki olayları yerleri sorgulayıp askerliğin hüküm sürdüğü alana “sıradan hayattan bir insanın gözleriyle” bakınca her şey ne kadar saçma görünüyor diye düşündürmüyor değil...

Bunu güzel vermişler ama bu da bir yere kadar.

Kendilerinden ayrılmaya çalışarak bağımsızlık mücadelesi veren küçük ulus devletler için Rusya’nın bunları bir anne şefkatiyle bırakmak istemediği vurgulanmaya çalışıldıkça ve işgal edilen savaş bölgelerindeki yıkım içinde hayatını devam ettirmeye çalışan (özellikle kaçamayan yaşlı ya da çaresiz kalan) insanları gördükçe bu şefkat pek de hoş karşılanmıyor...

Yaşlı kadın ve torunu arasında geçen bir konuşmanın satır aralarına girebilirseniz yaşlı kadını “Rusya ana” olarak mesaj iletirken görebiliyorsunuz.

Demek ki Rusya’da belli bir kesim bu kendi içindeki işgal edilen küçük ülkelerde yapılan şeylerden ve bu izlenilen politikadan rahatsız ki bir şekilde böyle günah çıkarmaya çalışıyor diye düşünmeden edemiyorum...

Ama bu bir şekilde bir özür dilemeyse yeterli değil, bir açıklamaysa çok üstü kapalı, bir durum tespiti ise gereksiz ve çok eksik. Bunun dışanda da filmde ne bir edebi değer ne bir sanatsal sinema bakışı ne de eğlenceli ya da düşünceye sevk edecek ayrıntı var...

Yaşlı teyzeyi 80 yaşındaki Rus Opera Sanatçısı Galina Vishnevskaya oynamış ve göründüğünden çok daha hareket engelli gibi davranması biraz gereksiz olmuş.

Öylesine kuru kuruya uyduruk mızmızlanmanın ötesine geçemeyen bu filmi ben sıkılarak izledim siz izleyip sıkılmayın boş yere de ne paranızı ne zamanınızı harcayın...

Bunun yerine Rusya ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında tampon bölge oluşturup bir daha eski günlere dönmek istemeyecekleri refah verilerek AB üyesi yapılan eski “Doğu bloğu” ülkelerini haritada bularak işaretleyip zaman geçirmek daha faydalı olur diye düşünüyorum.