07 Nisan 2010

He was a quiet man [film]

İş ayrı iş yeri ayrı bir stres kaynağıdır ama esas stresi sıkıntıyı iş yerinde çevrenizdeki insanlar yaratır... Filmdeki kahramanımız Maconel de bu şekilde iş yerindeki arkadaşlarıyla ve yöneticilerle pek geçinemeyen daha doğrusu hemen hemen her olayda sessiz kalan içe kapanık bir tip.

Fakat Maconel’i biraz yakından tanımaya başlayınca, bu arkadaşın bir silahı ve ikide bir doldur boşalt yaptığı her birinin bir sahibi(!) olan altı da kurşunu vardır...

Hazmedemeyeceği hakaretlere maruz kaldığında belli belirsiz bir sinir krizi geçirdiğinde kurşunları da “Bu şuna, bu buna...” diyerek çevresindekilere pay etmektedir ama bütün bunlar hep hayalinde gerçekleşmektedir...

Maconel, öğle yemeğinde dışarı çıktığında çalıştığı binayı uzaktan seyrederek hayalinde yerleştirdiği bombaları patlatmaktadır, evindeki balıklarla konuşmaktadır ve yüklendiği stres de her geçen gün giderek artmaktadır.

Derken bir gün stres dayanılmaz boyutlara varır ve adamımız silahını gerçekten doldurmaya başlar ama kurşunlardan biri yere düşerek yuvarlanır... Maconel, kimse görmeden kurşunu almak için yere eğildiğinde olan olur ve film burada bir sürprizle değişik bir yola girer...

Sinir krizi geçirip sağa sola saldırarak katliam yapan insanlara ait haberlere dikkat etmişsinizdir, genelde böyle kişilerin gerçekleştirdiği olaylar arkasından çevresi "Aslında çok sessiz sakin bir insandı." der ya işte filmin adı da buradan geliyor (sessiz bir adamdı). Filmin ismini Türkçeye çevirirken "Sıradan bir gündü" diye çevirmişler ama o kadar olsun artık diyerek konuya devam ediyorum...

Filmi izledim, garip ama güzel kadrajları, belli belirsiz bir iki efekti, akışı, konusu ve barındırdığı gerçek psikolojik etkisiyle detayları dikkat çekiciydi.

Ahım şahım öyle olağanüstü bir film değil ama televizyonda verilen sıradan filmlerden daha kaliteli olduğu da kabul edilmeli...

İş dünyasındaki entrikalar, şirket bünyesindeki hiyerarşik yapının biçimlendirilirken insanların kendilerinden verdiği ödünler ve sessiz insanların patladığı anlar neler olabileceği güzel bir şekilde verilmiş...

Çok farklı bir senaryosu olmamasına ve ufak tefek bir iki mantık hatasına rağmen yine de değişik bir film olarak önerebilirim...

Filmde bir iki sahnede çıplaklık ve şiddet olduğu için küçüklerin izlememesi daha doğru olur...

Sonuç olarak bulursanız izleyin yoksa peşine düşmeyin ama sinemada para verilip seyredilirse öyle pişman olunacak bir film de değil. İki ayrı film festivalinden en iyi yönetmen-yapım ve en iyi görüntü ödülü almış olan filmin kalitesi için ortanın biraz üzerinde diyebiliriz.