31 Mayıs 2010

Bir mühendisin dünyası – James L. Adams

Eğer böyle bir kitabı liseye giderken okumuş olsaydım, mühendisliğin tam da bana göre olduğunu düşünüp meslek seçimimde belki de çok daha farklı bir karar almış olabilirdim...

Bu kitapta mühendislik hakkında o kadar yalın ve yararlı bilgiler var ki o yüzden mühendis olmayı düşünmeyenler bile bu kitabı okumalı diyorum...

Ülkemizdeki gibi bütün dünyada da aynı şekilde yanlış düşünülüyor olacak ki mühendislik bir meslek olarak gerçekten de yanlış bir şekilde tanımlanıyor.

[ Çoğu kişiye mühendisin hesap kitapla uğraşıp aletleri ve dolayısıyla teknolojiyi geliştirip yeni ürünler tasarlayarak yaratıcı olması yetmez... Eğer bir insan mühendisse uçakları uçurabilmeli, elektrik santralini çalıştırabilmeli, televizyonu tamir edebilmeli, düşen asansörü bir iki düğmeye basıp durdurabilmeli ya da en azından trenleri kullanabilmelidir. :) ]

“Mühendislik, sıradan insanlar tarafından neden yanlış tanımlanıyor, doğrusu nedir, bir mühendis ne yapar, nasıl yetişir, nasıl bir eğitim alır ve mesleğini icra ederken hangi alanlarda hangi koşullarda çalışır?” gibi birçok konunun detaylı açıklamasını bulabileceğimiz bu kitap mühendislikle ilgisi olsun olmasın herkesin okuması gereken konularla bir hayli ilgi çekici...

Kendisi de bir mühendis olan yazar, kitapta; mühendislerin geliştirip insanlığa kazandırdığı son teknolojilerin tanıtımı yerine (çok doğru bir kararla) her sahada faliyet gösteren mühendislerin mesleki olarak yaşadıkları süreçleri ele almayı daha uygun görmüş...

Kitap, temel olarak on ayrı bölümden oluşuyor ve her bölümde mühendisliği başka bir gözle görmemizi sağlayacak kadar ayrıntıyla dolu bilgi yer alıyor...

Tüm insanlık tarihi içinde bilimsel bakış açısıyla yapılan her türlü gelişme aslında (ilkel olsa bile) birer mühendislik çalışmasının sonucudur. Bu yüzden mühendislik, bilimsel tarihin bir parçası olarak ilk insanla birlikte var olmuştur.

Fakat mühendislik o kadar farklı alanlarda o kadar çok değişik işlerde çalışmayı gerektirir ki mühendisliği bir şekilde gruplara ayırıp belli alanlar için genellemeler yapabilmek çok zordur.

Mühendisliğin bir parçası olan tasarım ve icat süreci nasıl gelişir? Bilimsel araştırmalar ve teknolojik gelişmeler bir mühendis için neler ifade eder? Bütün bunların temelinde iyi bir mühendis olmak için gerçekten çok iyi matematik bilgisine sahip olmak zorunlu mudur?

Bir ürünün halka sunulup satışa çıkabilmesi ya da belli amaçlar için insanlar tarafından kullanılabilmesi için yapılan deneylerle araştırma ve geliştirme, mühendislik açısından ne derece önemlidir? Bu aşamada çıkabilecek sorunlar giderildikten sonra imalat ya da montaj süreçlerinde kimler hangi sırayla neleri gerçekleştirir?

Mühendisliği insanların ihtiyacı olan bir şeyi “hayal edilen bir ürün fikrinden” satılabilecek bir nesneye dönüştürmek olarak görüyorsak; iş dünyasında, para ve piyasa ilişkileri içinde bu süreç nasıl gerçekleşir?

Bütün bunlar bu kitapta var... “Mühendis olmak ne demektir? Ve mühendisler ne ile uğraşır?” sorularının çok ötesindeki “soru-cevap-açıklamalar”la, bilim tarihinden; Amerika’daki uzay aracı (Challenger) kazasının akıl almaz ayrıntılarına, Çernobil felaketinden; insan vücudunda üç boyutlu görüntülü tarama yapan bilgisayarların gelişim sürecine kadar yüzlerce detay çok güzel ve anlaşılır bir dille okuyucuya aktarılmış...

Bilim, teknoloji ve “bilimsel düşünce sistemiyle ilgili ne olursa olsun” hoşuna giden, bunların çalışma mekanizmalarının “gerçek dünyadaki oluşum aşamaları için hangi şartların gerçekleştirilmesi gerektiğini” merak eden herkese kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum...


Tübitak Yayınları’ndan çıkan 310 sayfalık kitabın fiyatı ise 7.50 TL.