03 Mayıs 2010

Düşünce tarihi - Orhan Hançerlioğlu

İlkel toplumların metafizik düşünce sistemlerinden modern toplumların ticari yapısına, antik çağların düşünürlerinden günümüz filozoflarına, ilk tarihi yazılı eserlerden geçtiğimiz yüzyılın bilimadamlarına kadar her türlü fikrî yapıyı felsefenin yöntemleri ve mantığı ile inceleyen Orhan Hançerlioğlu çok önemli bir eser hazırlamış...

Yazar; İlk insanların yaşam standartını zorlayan şartların evrilmesi ne gibi değişikliklere yol açtı, bu değişiklikler ne gibi toplumsal yapıların kurulmasını zorunlu kıldı, bu zorunluluklar ne gibi yasalar yapılmasına neden oldu gibi çok karmaşık bir konuyu ele alıp tek tek çözümlüyor...

Kitapta; felsefeyle ilgili okuduğum yüzlerce kitabın bahsettiği genel konuları tekrar eden bölümlere de rastladım, sadece uzmanının araştırıp ulaşacağı bilgilerin toplandığı özel bölümlere de...

Yer yer basit anlatımla her çağın kendi düşünürünün o dönemden nasıl etkilendiği ve neye göre hangi ihtiyaçtan hangi toplumsal kesim için nasıl bir düşünce çıkardığı sırasıyla tek tek ele alınmış.

Aklınıza gelebilecek bütün edebi ve ebedi isimleri bu kitapta “kendilerinin de etkilendiği ekol ve ustaların izleriyle birlikte” bulabilirsiniz.

Mistik düşünceden evrilen toplumsal felsefi görüşlerin ekonomik toplumların zorunlu yasalarına dönüşmesine kadar 4000 yıllık düşünce tarihi bir kitapta çok geniş bir şekilde ele alınarak incelenmiş.

Felsefeye yeni başlayacaklar için biraz ağır gelebilir ama meraklısı olan herkese en azından kütüphanede (kaynak olarak bir şeylere bakmak için bile olsa) bulunması gereken bir kitap.

Günümüz düşünce sisteminin ve “insanı oluşturan karakterin altını dolduran” bilgi birikiminin hangi temellerden değişe değişe geliştiğini gösterebilmesi açısından faydalı bir kitap.

Yazarın “Ticaret”, “Ekonomi”, “Ruhbilim” ve “Dünya inançları” konularında hazırladığı “Sözlük”leri tek bir kitapta “kavramları birleştirerek” eğitsel bir ansiklopedi özeti olarak hazırladığını düşündüğüm bu eserini okurken (Zaten kitabın alt başlığı da Dört Bin yıllık düşünce, sanat ve bilim tarihinin klasik yapıtları üzerine eleştirel inceleme.) kimi yerde yeni şeyler öğrendim kimi yerde de bütün insanlık boyunca tekrar eden şeyleri her felsefi akım ve isimde tekrar ettiği için yer yer sıkıldım.

Bu kitap aslında öyle ele alınıp benim yaptığım gibi hiç aralıksız okunacak bir kitap değil, başka kitapları okurken ikinci ya da üçüncü bir kitap olarak seçilip ara sıra bakıp konu konu sindire sindire uzun süre düşünülerek inceleyerek bitirilecek bir kitap...

Yüzlerce bölümün ismini buraya almak hem sıkıcı hem korkutucu(!) olacağı için sadece şöyle bir özetle yetinmek daha doğru olur; Dünyayı hiç tanımıyorsunuz ve buradaki kültürden de haberiniz yok, uzaydan geldiniz ve bu adam karşınıza çıkıp uzay boşluğundaki yoğunlaşmayla oluşan patlamadan başlayarak sudaki ilk hücreye kadar oluşumun biyolojik ve fizyolojik yapısını anlatıyor.

Daha sonra ilk toplumlardaki dinsel figürlerin doğa ile bağlantısını ve insanlardaki etkisini anlatıp mitolojinin kaynaklarını, sonra da mitolojinin yazılı eserleri nasıl etkilediğine geçiyor.

İlk insanların inanç sistemi nasıl resmi dinlere dönüştü, din devlet adına nasıl çıkarlar için kullanılmaya başlandı, Yahudilik ve Yahudiliğin bir kolu olarak Hristiyanlık, daha sonra İslamiyet ve diğer dinler dünyamıza, fikir adamlarının eserlerine nasıl etki etti çok geniş çaplı olarak uzun uzun anlatılmış...

Kitapta dünyayı ve var olmayı inceleyen insanların bu fikirleri mantıkla nasıl işlediğini, ne gibi felsefeler oluşturduğunu ayrıntılarıyla dönemler ve isimlerle gösteren yazar; ilk fizikçilerden kutsal matematiğe, erdemli olmanın anlamından Ortaçağ’ın karanlık zamanlarına kadar birçok görüş ve fikri toplumlara mâl olan yanlarıyla ele alıyor.

Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa’nın kültürel hayatını kökten değiştiren bütün yazarlar ve modern yaşam tarzlarıyla birlikte yayılan hayat felsefeleri de yine isim isim tek tek gözden geçirilmiş...

Shakespeare’den Rus Klasik Dönem Edebiyatı’na, Savaş sonrası kültürel bunalımın anlamsızlığı içinde kaybolmuş “Gerçeküstücü Dadaist”lerden “Varoluş”çulara kadar dünyanın her yerindeki her fikri ve görüşü o akımı oluşturan insanlarla birlikte temelinden ele alan bu eseri bir şekilde edinip yavaş yavaş okuyun derim.

Açıkçası ben okurken epey bir sıkıldım ama yine de gerekli ve zorunlu gördüğüm için sıkıla sıkıla da olsa okumaya devam ettim. Çünkü her bölümde mutlaka bilmediğim ve öğrenince bazı şeyleri daha iyi yerine oturttuğum bir sürü bilgi edindim...

(Ah bir de şu 70’lerin “eytişimsel, özdek vs.” gibi özenti solcu aydın Türkçe kelimeleri daha az olsaymış daha da iyi olurmuş ya neyse artık işte yazar da bir insan sonuçta ve yaşarken çevresindeki insanlardan ve onların ürettiği kültürden etkilenmiş olması çok doğal...)

Yaklaşık 500 sayfalık bu kitabı internette 15 TL ile 25 TL arasında bir fiyata satanlar olduğu gibi e-kitap olarak bilgisayarda okumak için ücretsiz veren yerler de bulunuyor.