03 Mayıs 2010

Yahşi Batı [film]

Her sahnesi tek tek gözden geçirilip en küçük ayrıntıya bile dikkat etmişler ona bir sözüm yok.

Cem Yılmaz ve oyuncular rollerini hakkıyla oynamış, hiçbir eksiği yok ona da eyvallah...

Hollywood’da çekilse anca bu kadarı yapılabilirdi; görüntü kalitesi, dekorlar, kostümler vs. hepsi “OK” ama ya komedi?

Kesinlikle Cem Yılmaz bu değil... Kişisel stand-up gösterilerindeki esprilerin kalitesi inceliği ne yazık ki filme çok az yansıyabilmiş...

Çok güldürecek, unutulmaz espriler bekledim durdum ama biraz mizahi şekilde anlatılan sıradan bir macerayı aşamamış bu film beni gerçekten üzdü.

Bilemiyorum belki de Cem Yılmaz isminden dolayı büyük bir beklenti içinde olmamız buna neden olmuş olabilir.

Filmi gülmek için hazır bekleyen üç kişi birlikte seyrettik ve çok nadir bir iki yerinde hafif bir gülümseme dışında çoook uzun gereksiz bin tane şey yüzünden resmen sıkıldık.

Küfür... Gerçekten filmde canlandırılacak olan karakterin hayatı öyleyse, yaşam tarzı yüzünden o adam öyle yaşıyorsa tamam ama 100 yıl evvel Amerika’ya giden iki Osmanlı hiç durmadan her şeye küfür edip durur mu?

Hem macera, hem aşk, hem komedi, hem tarih içinde nesne ve markalarla espri yapmaya çalışınca film çorbaya dönüşmüş...

20 sene önceki Gırgır ve Limon (Leman) dergilerinde küçük bir espri karesi olacak karikatür için upuzun sahnelerin çekilmesi mizahla hiç ilgilenmeyen insanlara normal görünebilir ama Cem Yılmaz çizgisine alışmış ve gülmek için zekice espriler bekleyen kitleyi memnun edeceğini hiç sanmıyorum.

Ne zamanıma, ne güzel bir şey beklerken böyle bir şeyle karşılaşıp gülemediğime yanıyorum, tek üzüldüğüm bundan sonra komik bir şeyler olur mu diye Cem Yılmaz filmi seyretmeyecek olmam.

Para verip de çoluğumu çocuğumu alıp sinemaya gitseydim inanın çıkınca kapıda sinirden ağlardım, en sonda filmin yazıları çıkınca başlayan bölüm bütün filmden daha güzel bir iki dakika geçirmemizi sağlasa da filmin tamamı için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Ne ümitlenin, ne de büyük bir beklentiye girin. En doğrusu; bu filmi hiç seyretmeyip, Cem Yılmaz’ın aklımızda ve gönlümüzde edindiği yeri aynı şekilde korumaya çalışmak. Biz yine stand-up’larını takip edelim.