26 Temmuz 2010

nasıl bir vicdandır bu?

Kaldırımdaki kalabalık arasında yürüyorum.

Neslinin son örneklerinden bir niyetçi. Niyet çekilen kutunun üzerinde büyükçe bir tavşan, yanında da minicik yavrusu...

Üzülerek bakıyorum; ne kadar savunmasız ne kadar zavallılar.

Bütün gün o minicik kutunun üzerinde, bir karışlık yerde dünyadan habersiz.

Niyetçinin önünden geçen ince uzun bacaklı kız, gördüğü halde hiç aldırmıyor tavşanlara.

Şimdi daha da üzülüp, sarmaşık kaplı duvarın önünde duran gıcır gıcır beyaz Anadol'u gördüğüm zamanki gibi; (öldürülmeden) ölmek istiyorum.