13 Temmuz 2010

Recep İvedik 3 [film]

Şahan’ı gerçekten seviyorum ve komik buluyorum, Recep İvedik serisindeki karakteriyle de başarılı olduğunu düşünüyorum. (Bir an için düşünün, Recep İvedik diye biri gerçekten varmış da sanki filmde o oynamış gibi başarıyla canlandırılan bir tip değil mi?)

Şahan, birinci ve ikinci filmden sonra bu serinin üçüncüsüyle de beni güldürmeyi başardı...

25 yıl mizah dergisi okumuş, bütün komedi filmlerini izlemeye çalışmış ve bir o kadar da fıkra seven biri olarak benim karşımda işi zordu ama yine de güldüm :)

Şahan Gökbakar’ın zamanımızın değişen kültürel ortamında sosyal içerik olarak mesaj verme gibi bir mecburiyeti olmadığı için Kemal Sunal çizgisini zorlamasına da gerek yok ama bu da anlatılan ana konuyu mecburen zora sokuyor; filmin konusu da bu yüzden parça parça skeçlerin birleşimi gibi olmuş...

Bu aslında hem iyi hem kötü...

İyi, çünkü; konuyu beğenmesen de filmden bağımsız gibi duran ve bölüm bölüm ilerleyen sahneleri izlemeye devam ederken suratını buruşturmuyorsun.

Kötü, çünkü; film kendi serisinin bir devamı olarak Recep İvedik’in yeni bir macerası gibi olacağına (televizyondan alışık olduğumuz gibi) bir saatlik Şahan Gökbakar programı havasında geçiyor. Hatta yer yer ana karakter Recep İvedik birden Şahan Gökbakar’ın televizyon programındaki bir karakterin kişiliğine (sesine, davranışına) bürünüyor.

Her ne olursa olsun, sonuçta ne Şahan bu filmi sanatsal bir kaygıyla düşünüp çekti ne de bizler Recep İvedik 3’ü sanatsal bir sinema şahaseri olarak düşünüp izlemeye başladık.

Kendi adıma söylemem gerekirse ben beklediğim tarzda ve komiklikte bir film olarak beklediğimi buldum. Tabii ki çok çok daha iyisi de yapılabilirdi ama bu seferlik de bu kadar olmuş demekten başka yapabilecek pek bir şey yok.

Filmde en çok dikkatimi çeken şey (her ne kadar tam olarak olmasa da) küfürlerin azalmış olmasıydı.

Küçük ayrıntıların iyice kurcalanıp meydana çıkarılması, kişisel özelliklerin karakterlerde gözle görülür şekilde başarılı bir şekilde ortaya konulması ve bunların mizahi bir yolla (hem de içimizden biri gibi) çok gerçekçi bir şekilde yansıtılması filmin bence en dikkat çekici yanlarından biriydi...

Seyrettim, güldüm, beğendim... evet bir o kadar da beğenmediğim yerleri de yok değildi ama sonuçta seyrettiğime pişman olmadım, sizlerin de pişman olacağınızı sanmıyorum...

Yapmanız gereken şey bunu bir film olarak değil bir televizyon programıymış gibi seyretmeye çalışmak...