14 Temmuz 2010

rock'n'rolla [film]

Filmi izlerken, Guy Ritchie (filmin yönetmeni) daha önce yaptığı “Snatch” ve “Lock, Stock and Two Smoking Barrels” filmlerine çok benzeyen bir film daha yapmış diye düşünmeden edemedim.

Tamam, çok özenli, tiyatro gibi her sahnesi her karesi hesaplı kitaplı, hızlı akan karışık olayları başarıyla tek tek çözüp sahneye getiren seneryosu filmi kaliteli bir film yapıyor ama aynı türde birbirinin benzeri filmler seyretmekten de sıkıldım artık...

Kaliteli bir film için her şey bir araya getirilmiş olsa bile seyirciyle bütünleşip bir yerden sonra heyacanını izleyenlere aktaramıyorsa ve acaba şimdi ne olacak diye düşündürüp nefeslerimizi tutarak merakla baktırmıyorsa o filmin ruhu yok demektir...

Alışık olduğumuz tarzdaki filmlerden farklı olarak gösterebileceğimiz tek şey filmin konusundaki “konuyu işleme” mantığı...

Yasadışı olayları kontrolünde tutan bir çetenin “iş bitirme” tarzına yönelik (ki bu da çok bilindik) karmaşık olaylar dizisi, birbiri ardına dizilerek sürpriz sayılması gereken bir sonla bitiyor...

Keyifle seyredilebilecek bir film olabilir ama asla iz bırakan mükemmel bir iş değil. Silahlar, para, kadın, uyuşturucu, kaçıp kovalamacalar, çarpışan arabalar her zaman olduğu gibi yine bu filmin standart “Hollywood sosu” olmuş... (ve tabii bir de üzerine biraz geriden gelen bir rock baharatı serpiştirilip filme sıkı bir hava verilmek istenmiş ki o da ayrı.)

Gelelim filme;

Londra’nın yasadışı işlerinin hatırı sayılır bir kısmını kontrolünde bulunduran çetenin başındaki adam, imarı olmayan yerlerden arsalar alıp vekil dostu sayesinde buraları imar planı içine alarak büyük paralar kazanmaktadır.

Rus mafyasının biraz kibar versiyonu olan bir adam da bu yatırımlardan(!) pay almak için büyük bir stadyum inşaatına girişmek üzere Londra’daki çete reisiyle görüşür.

İşi bağlayıp anlaşırlar ama Rusların İngilizlere vereceği yedi milyon euro teslim sırasında çalınınca işler karışır... (Bunlar gizli gizli bizim televizyonlardaki dandik mafya özentisi dizileri falan mı izliyorlar acaba?)

İş yaptığı insanları dolandırmaktan geri kalmayan çete reisinin etrafındaki adamların (ve yaptıkları işlerin) ayrıntıları, diyalogları ve başlarından geçenler bir yere kadar filmi ilgi çekici kılıyor ama sonra aynı olayların konu içinde tekrar tekrar dönüyormuş hissi vermesiyle film, benzerlerinin yanına gitmek zorunda kalıyor...

Rastlarsanız seyredin ama “Aranıp bulunup seyredilmesi gerekir.” denecek kadar da özgün ve farklı bir film değil...

Çocukların seyredemeyeceği şiddet ve cinsellik içeren sahneleri bulunduğunu da ayrıca belirteyim...