08 Ağustos 2010

À la folie... pas du tout. [film]

"Tamam, sen her şeyi anlattın ama dur bakalım bir de o anlatsın işin aslı neymiş bir de ondan öğrenelim" denilen durumlar vardır ya hani, işte bu film de öyle bir mantık üzerine kurulu.

İlk yarım saat bir kızın sevdiği adamla olan ilişkisini(!) kendi bakış açısından (yavaş ve sıkıcı bir anlatımla) izliyoruz. Sonra aynı şeylere bir de öbür taraftan bakıp en baştan ne neymiş biz (ya da kız) nasıl anlamış onu görüyoruz...

Platonik aşk takıntısının nasıl bir durum olduğunu bir şekilde açıklamaya çalışan filmin neredeyse hiç ama hiç ilginç ve farklı bir yanı yok...

Evli bir doktora gönlünü kaptıran genç kız uzaktan takip ettiği doktora çiçekler, tablolar küçük notlar vs. yollar. Doktor bunları yollayan kişiyi tanımamaktadır ama genç kız doktorla tesadüfler yaratıp karşılaştıkça doktorun bu karşılaşmalardaki hareketlerinden, konuşmalarından kendine pay çıkarıp onun da kendisine ilgisi olduğunu düşünür ve işler içinden çıkılmaz bir hâl alır...

Amelie filmiyle büyük çıkış yaparak sinema izleyicisinin gönlünde taht kuran yıldızı böyle sıradan bir yapımda izlemek beni şaşırtmadı dersem yalan olur.

Sonuç olarak; 16 yaşında aşkı ve sevdayı hiç bilmeyen acemi çaylağın tekiyseniz bu filmdeki genel geçer sıradan şeyleri de öğrenmeniz gerekir şöyle üstten de olsa bir bakıverin... (...Yok ama başınızdan bir iki tecrübe geçtiyse bu kadar basit bir aşk yanılsamasına düşeceğinizi sanmıyorum...) Hiçbir özelliği bulunmayan bu sıradan filmi vakit kaybı olarak değerlendirdiğim için sizlere de tavsiye etmiyorum...

İngilizce "He loves me, he loves me not..." ismiyle bilinen filmin Türkçesi "papatya falı" (onda da hani seviyor, sevmiyor, seviyor... yapılır ya öyle...)