29 Ağustos 2010

Ne güzel memleket...

Şimdi, yalan olmasın; IMF mi yoksa Dünya Bankalar Birliği mi neyse işte o kurumun müdürü emekli olunca Türkiye'ye gelmiş (miş'li muş'lu konuştuğuma bakmayın gerçek bir olay bu) gazeteciler de etrafını çevirmişler soruyorlar "Niye Türkiye?"

Adam da "Bütün her şeyden sıkıldım artık... Kurallar, uygulamalar, disiplin vs. vs.. Bir keresinde buraya geldiğimde hava alanında indim bavulumu bekliyorum, bir baktım kocaman bir tabela "Burada sigara içmek yasaktır, cezası bilmem kaç lira"... Tam altında bir polis elinde sigara keyifle tüttürüyor... İşte dedim burası tam bana göre" diye açıklama yapmış.

İşte bu akşam uzun bir süre önce gazetelerde okuduğum bu haberi hatırladım. Çünkü bugün iftar vaktine 10 dk. kala İETT otobüsüne bindim ve 10 dk. sonra otobüs Eyüp Halıcıoğlu Köprüsünü geçince yanaştığı duraktan bir türlü ayrılmak bilmedi...

Aşağıda bir harala gürele... "Allallaaa ne oluyor?" dedim, meğer otobüstekilerin yarısı aşağıya inmiş iftar yapıyor, tam o sırada elinde bir tepsi adamın biri otobüse girdi, tepside kağıt bardaklarda iftar için çorba dağıtıyor!

Neyse hareket ettik, E5'te gidiyoruz... Önümüzdeki üstgeçitlerden birinin korkuluklarını kocaman yazıyla kaplamışlar "Türkiye'de tam dumansız hava sahasında 1 yıl!"

Şoför yazıyı mı gördü yoksa kendiliğinden çorbanın üzerine canı mı çekti bilmiyorum ama şak yaktı bir sigara :) ne güzel bir memleket şu benim memleketim, insanların taaa Amerikalardan geldiği kadar var hani...