31 Ağustos 2010

Ondan bundan derken nereden nereye (2)

Eveeet... yaklaşık bir ay önce “Ondan bundan derken nereden nereye...” başlıklı bir yazıda aklıma gelen bir sürü şeyi yazmıştım, bakalım bu bir ayda başka neleri not edip bir araya toplamışım, buyurun hep beraber okuyalım :)


Trafik için minik bir bilgi...
Trafikte sola ya da sağa dönüyorsanız ve o anda dönüp de gireceğiniz sokak ya da caddede karşıdan karşıya geçen varsa ÖNCELİK YAYANINDIR! “Ama bana yeşil yanıyor, yol benim hakkım!” diye düşünüp de karşıdan karşıya geçen insanların üzerine sürmeyin arabayı...


Kör koşucu?
Trafik müdürlüğünde bu işe bakan adamı, gözlerini kapayıp Mecidiyeköy'ün ortasına salmak istiyorum...
Yahu kardeşim siz nasıl çalışıyorsunuz, insan yaptığı şeyi bir kontrol etmez mi?
Trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçerken körler için sesli uyarı sistemi var...
...var ama...
Adam "Şimdi karşıya geçebilirsiniz" der demez karşıya geçmek için yeterli süreyi vermeden yine kırmızı yanıyor. Normal insanlar bile koşturarak zar zor geçiyorsa, kör olan nasıl geçsin?
Bundan sorumlu şahıs kimse gidip bir baksın... Olmaz böyle...


Ne varsa burada...
Bir istanbul t-shirt'ü garabetidir gidiyor... Üst geçitlerde, yerlerde, mağazalarda her yerde herkesin üzerinde abuk sabuk saçma sapan estetik dışı ortaokul çocuğu zevkiyle yapılmış İstanbul logolu tshirtler...
Bu ne sapkınlıktır anlamadım arkadaş... Hadi onlar yapıyor sen alıyorsun ve o kadar da estetiğe önem vermiyorsun diyelim, olur mu olur, normaldir ama üzerinde İstanbul yazan bir t-shirt'ü niye giyiyorsun onu da anlamış değilim...
Japonya'dan mı geldin sen, istanbul aşığı mısın? Saçmalamayın gözünüzü seveyim yaa... İstanbul diye bir şey mi kaldı? Yoksa siz İstanbul'u bir şey sanıp da İstanbul'a geldim diye sevinerek köyünde kurduğu hayallerde İstanbul’u gözünde büyüten tiplerden misiniz. Kaldı mı öyle acayip insanlar hâlâ?


Bu da başka bir tshirt davası
Decathlon diye bir mağaza var, sırf spor malzemeleri satıyor... Ucuzları “dandikle normal arası” Çin malı, kaliteli şeyler ise piyasadan daha pahalı, bir şey almadan çıktık...
Ama aklım oradaki bir t-shirt'ün üzerindeki basit grafikte kaldı...
İki çöp adam var; biri tek diğeri iki kolunu birden kaldırmış. (sonradan aklıma takılacağını bilseydim resim de çekerdim ama neyse işte) Altında ki açıklamadan şunları anlıyoruz: Eğer dağ gibi bir yerde mahsur kalırsanız, helikopter gibi bir şey sizi kurtarmak için yaklaştığında iki kolunuzu birden kaldırırsanız bu evet anlamına gelir, yok tek kolunuzu (resimdeki çöp adam sol kolunu kaldırmıştı) kaldırırsanız bu hayır anlamına gelir...
Bu ne ya?
Bir insan hayatında kaç kez dağda mahsur kalır, hadi kaldı diyelim bakalım helikopterle mi kurtaracaklar alıp getirecekler dağdan şehire?
Ya da ne diye evet ya da hayır anlamında elimi kaldırayım? Kaç yaralı var diye megafonla soracaklar da ben de iki diye bağırınca “Neeee, efendim duyamadık iki mi?” diye soracaklar da o zaman mı evet ya da hayır anlamında kollarımı kaldıracağım...
Ne zamanlara kaldık valla aklım almıyor... “Punk is not dead” yazan t-shirtlere ne oldu anlamış değilim :)


Onuncu köy'ün bana göre tek parçası...
Ceza bana kızmasın Gogirl dergisinde ona süper bir sayfa yapmak için çok uğraştım ve çok da güzel oldu ama merak edip de son albümünü dinleyince baktım ki bana göre tek parça "Eğer beni görürsen", açıkçası diğerlerini pek beğenmedim...Ceza, senden çok daha farklı ve çok daha güzel parçalar bekliyorum...


Hadi laynnnn....
Yok "Algida iftarda iyi gider"miş, yok "Ramazanda serinlemek için Lipton için"miş, yok "Knorr'la; unutulan tatlar yeniden sahur sofralarımızdaymış, yok ramazan'da paylaşmanın ruhu Cocacola'yla bilmemneymiş... Ne o bütün yabancı şirketlerin genel müdürlerini bedavadan umreye mi gönderdiler? Paranın rengi yoktur derler doğruymuş... Adam almış çocuğun elindeki pideyi direksiyona benzetmesini kullanıp arabasının reklamını yapmaya çalışıyor... Ramazanla, oruç, iftar, pideyle arabanın ne alakası var ayıp yahu...Ramazanda milletin dini duygularını sömürmeye utanmıyorlar da... Kanmayın bunlara.


Al sana film!
Yok nereden buluyorsun, yok ben indiremiyorum, ay şöyle bildiğin bir yer falan filan... al kardeşim sana yıllardır kullandığım süper bir yer
http://divxm.com/ gir üye ol, ne istersen bul indir seyret, allallaaa...


Lupo, seviyorum seni be :)
Şölen diye Ülker ve Eti gibi bir markanın çıkarttığı acayip manyak bir şey bu Lupo...
Hem ucuz hem süper hem de kocaman bir paketi var, önce herkese dağıtırım nasıl olsa bir sürü diyorsun ama bir tane yiyince kıyamayıp saklıyorsun valla :)


Onun için mi?
Nerede okuduysam artık: Bazı akıl hastalıklarında, hastalar (arada sırada) bütün gece hiç uyutulmazsa (ya da kendi isteğiyle uyumazsa) ertesi gün daha iyi (huzurlu ve sakin ve hatta belki de daha mutlu) oluyorlarmış... Sabaha kadar oturmak onun için mi iyi geliyor acaba :)