27 Ağustos 2010

Pirates of the Caribbean - At Worlds End (Karayip korsanları 3 - Dünya’nın sonu) [film]

Cesetler, hayaletler ruhlar, hiç bitmeyecek gibi gelen kavga sahneleri, patlayan silahlar çekilen kılıçlar, paramparça olan gemilerden atılan toplar tüfekler... derken yine al baştan aynı şeyleri uzat allah uzat...

Evde seyrederken defalarca mola vermemize, üst üste sigara içmemize, yenilecek çıtır çerez gazoz kola meyve vs. stoklarını tüketmemize rağmen bir türlü bitmek bilmeyen filmi “Sinemada seyretseydik acaba halimiz ne olurdu?” diye düşünmeden edemedim :)

Tamam, hakkını vermek lazım, her sahnesi ayrı ayrı düşünülmüş, olağanüstü emek sarfedilip çok ayrıntılı acayip güzel şeyler yapmışlar ama her sahne kendi içinde güzel ve bittiği anda başka bir seyirlik sahneye geçip duruyorlar bir türlü filmin takip edilecek konusu ön plana çıkmıyor...

Her sahne uzayıp durdukça ana konu arada kaynayıp gidiyor, bu da seyirciyi takip edecek konu kaybolduğu için bir süre sonra sıkmaya başlıyor...

Karayip korsanları 2 ve ardından da 3’ü seyrederseniz toplamda “5” saati geçen bir zaman harcamış oluyorsunuz. Herhangi bir konuyu beş saat anlatmaya kalkarsanız tabii ki bir sürü ayrıntıya ihtiyaç duyarsınız ama bu da izleyenlerin bazılarını sıkıntıdan bayıltabilir...

İlginç ve değişik olsun diye her karakteri ayrı bir kostümde, yüzünü ayrı bir plastik makyaj ve efektle vermişler, hepsi de çok başarılı olmuş ama...

“Bütün bunlar da yetmezse karakterlerin sayısını arttırırım, biri dikkat çekmezse öteki çeker işi sansa bırakmam.” dersen, o zaman da filmde her birine mutlaka bir kez bile olsa görünme ya da bir iki laf da olsa konuşma fırsatı vermek zorundasın.

İşte, o zaman da film böyle beş saati de geçer ve benim gibi severek seyredenler bile “Aman, aman, aman!” diyerek kaçışırlar.

Bu kadar emek harcanan ama bu kadar dallanıp budaklanıp da sadece ümitsiz bir aşk hikâyesinin intikamla sonuçlanan macerasını anlatan filmi seyretmeseniz de olur...

Karayip korsanları 2 için söylediğimi yine söylüyorum; birinci film çok güzeldi bunu kullanıp dev bir yapıma imza atmak için ellerine bir fırsat geçti, çoluk çocuk sinemaları doldurur acayip iş yaparız diye düşündüler ve ortaya toplam 5 saatlik çok uzun ama sıkıcı bu iki film çıktı...

Sonuç olarak;

Sinemanın ihtişamlı sahnelerini, dekor, makyaj, kostüm ve bilgisayar efektlerinden oluşan gösterişli havasını seviyorsanız “Arkada da bir konu öyle böyle giderken ben sıkılmam bakarım.” diyorsanız; buyurun seyretmeyi deneyin...

Ama inanın, o beş saatte bu kadar büyük bir bütçeyle ve teknolojiyle ben bütün ortaçağ deniz savaşları tarihini anlatırdım :)

Filmde konu olarak heyecan duyacağınız önemli bir şey bulmanız zor ama yine de işte bir Pazar günü bütün seri arka arkaya seyredilip zaman öldürülebilir... Yoksa başka türlü tavsiye etmem...