27 Ağustos 2010

Turetskiy gambit (Turkish gambit) [film]

“Enver Paşa’yı Rusların gözünden anlatan tarihi detaylarla süslü bir savaş filmi” diye düşünerek seyretmeye başladığım film ne yazık ki düşündüğümden çok farklı çıktı.
(Rus yazar Boris Akunin’in “Erast Petrovich Fandorin’in maceraları” serisinin ikinci kitabının filmi olduğu için bir hayli de ümitliydim ama ne yazık ki sonuç pek de ümit ettiğim gibi olmadı.)

Film, ne gerçek tarihi kronolojiyle uyumlu, ne gerçek kişiliklerle.

Neredeyse “Indiana Jones” filmleri havasında gereksiz bir hoplayıp zıplama, atlayıp sıçrama içerisinde uçuşan kurşunlara, atılan bombalara yapılmış bilgisayar efektleriyle geçiştirilen filmin gereksiz uzatılmış sahnelerinde sıkılmamak elde değil...

Aslında film başlarda sahneleriyle, görüntü estetiğiyle, anlatmaya çalıştığı konuyla elle tutulur cinsten bir şey gibi görünüyordu (hatta hiç alakası olmayan “Çingeneler zamanı’ndan alınma film müziklerine bile bir yere kadar “olur” dedik.) ama film ilerledikçe 60’lı yılların Fransız polisiyelerine dönüşmeye başladı ve onu da doğru dürüst beceremediği için seyredilmez oldu...

Rus karargâhındaki karışıklık içinde hem askerler hem gazeteciler hem de bir iki sivil görevliyle birlikte bir kadın ve bir de casus olunca senaryo; klasik senaryo hatalarından biri olan “çok karakterli oyunun akış çizgisini kaybetme” yanlışına düşerek filmi batırıyor ...

Bu karışıklık içinde bir yandan da savaş devam ediyor ve bir iki cephede savaş kaybedilince kimin bilgi sızdırdığını araştırıyorlar. Durum böyleyken merakla seyretmeye başlıyorsunuz ama o kadar gereksiz akıl oyunları o kadar gereksiz detay ve tekrar var ki bir süre sonra dikkatiniz dağılıyor.

Zaten senaryoyu yazan da bundan rahatsızlık duymuş olacak ki konuyu bir de sivil bir diplomasi danışmanı (Rus casusu) ile askerdeki nişanlısını ziyarete gelen güzel bir kadının arasındaki ilişkiye dayandırmaya çalışıp işin içine romantizm ekleyerek sıyrılabilmeyi ümit etmiş...

Tarihi yerler, isimler, olaylar tarih içinde birbirine girip çorba olunca anlatılan şey gerçekle ilgisi olmayan saçma bir masalın macera filmi versiyonuna dönüşmüş...

Filmi beğenmedim ve seyredip de bitince “Keşke başka bir şey seyretseymişim” demekten kendimi alamadım...

Filmin; Osmanlıyı Almanların yanında Ruslara karşı savaşa sokan Enver Paşa’yla hiçbir ilgisi yok, ismi geçiyor diye yanılıp da izlerseniz aklınızda bulunsun tamamen bir zaman kaybı...