22 Eylül 2010

Green street hooligans [film]

"Futbol fanatikliği belli bir seviyenin üzerine çıkarsa sonunda mutlaka başına bir bela gelir!" ana konusu üzerine yapılmış film ortanın üzerindeki kalitesi ile izlenilebilir ayarda...

(...Ama filmin akışını bir aile etrafında düzenli tutmaya çalışmaları yüzünden konu neredeyse bir aile dramına doğru kayıyor ya neyse...)


Gelelim filme;

Matt, dünyaca saygın bir üniversite olan harvard'dan arkadaşının işlediği bir suç yüzünden atılır.

Haklı olduğu halde arkadaşına sesini çıkaramayan Matt İngiltere'ye ablasının yanına gider ve eniştesinin "holigan ötesi" kardeşiyle tanışırak maçlara gitmeye başlar.

Yeni katıldığı arkadaş çevresinin kendisini küçümsemesine rağmen Matt karıştığı bir kavgadan sonra grup içinde bir yer edinir ve taraftarlıkla holiganlığın da dışında; takım için olay çıkarıp kavga eden çetenin bir üyesi haline gelir.


Holigan grup, maçlardan önce karıştığı kavgalarla namını yürütürken Harvard’dan gelen "muhallebi çocuğu" da bu kavgalara katılıp yavaş yavaş kendini bulmaya başlamıştır ama çeşitli gruplar arasındaki olaylar sınırları aşan bir boyuta ulaştığında çete içi huzursuzluklar da son noktasına ulaşır.


Matt; kendisi, ailesi ve üyesi olduğu holigan grup için doğru kararları verebilecek midir?

Film, holiganlığı ve arkasındaki sosyal psikolojiyi Matt ve ailesi üzerinden başarılı bir şekilde gerçekçi dövüş sahneleriyle verirken, yapılanların normal insan davranışları içinde kabul edilemeyeceğini de iletiyor... =

Ama bir yandan da bu tür olaylara karışan insanların muhallebi çocuğu olmaktan kurtulup yumruklarıyla kendini koruyarak hakkını arayıp daha önce cesaret edemeyeceği şekilde olayların üzerine gidebileceğini de göstererek yanlış bir yönlendirme de yapıyor. (bu yüzden biraz amacını aşmış ve yanlış bir yöne sapmış ana fikri var da denilebilir.)

Anlatılan konu fena değil, anlatım şekli ve çekimler fena değil, senaryo da fena sayılmaz ama söylediği şey “özellikle, bir kişiye ait olaylar örgüsü içinde değerlendirilirse” kabul edilebilir.

Yoksa “Film, eleştirel olma yerine sadece olayları yansıtmayı seçmiş.” diyerek işin içinden sıyrılmayı beklemeleri pek doğru değil.

Sonuç olarak;
Kavgalı dövüşlü, içkili sarhoşlu, bol küfürlü ve biraz da futbol soslu tam bir erkek filmi diyebiliriz ama bayanların izleyemeyeceğini de iddia edemem. Bulunursa, rastlanırsa izlenilebilir fakat böyle yazdım diye “ortanın biraz üzerindeki kalitesini” de fazla abartmamak lazım.