25 Ekim 2010

pilotlar ve çıplak gözle görüş arttırımı


Bulduğum her fırsatta buraya yazıyorum ama bunun bir düzeni yok, Karelidefter’e kimi zaman on günde bir kimi zaman da bir günde on yazı gönderiyorum :) ama mutlaka bir şekilde okuduklarımdan, dinlediklerimden, seyrettiğim filmlerden belgesellerden ya da kendi aklıma gelip de bulduklarımdan, araştırmalarım sırasında tuttuğum notları buraya aktarıyorum.

Bu haftasonu bir iki saatlik bir fırsat bulunca biriken notlarımı hemen yazıya döküp Karelidefter’e göndermeye başladım.

Son okuduğum kitapta konular arasında rastladığım ilginç bir bilgiyle devam ediyorum.

Pilotların özel eğitimleri her zaman ilgi çekici olmuştur;

Hareket halideyken ya da yerçekimi kuvvetine karşı yapılan dayanıklılık çalışmaları çeşitli fizik-kondüsyon geliştirme alıştırmaları, yön tayini, ani olaylar karşısında sakin olup yapılması gerekenler için hızlı karar alma vs. gibi birçok eğitimi hepimiz duymuşuzdur ama bu kitapta okuyuncaya kadar pilotlarla ilgili gece görüşü konusundaki eğitimler hakkında fazla bir şey bilmiyordum.

Sanırım epey bir başka bilgi de vardır ama bu üç tanesi bile konunun ne kadar ilginç ve araştırmaya değer olduğu hakkında bir fikir verecektir.

Gelelim şimdi esas konuya.

1- Karanlıkta görme yeteneğini arttırma...

Pilotlar gece uçuşlarına çıkmadan önce gözlerinin karanlıkta daha iyi görmesi, ışığa karşı olan duyarlılığını ve hassasiyetini kaybetmemesi için uçuştan yarım saat önce aydınlık yerlerden uzak durup loş (imkân olursa belki de karanlık) bir ortamda gözlerini ışıktan korumaya çalışırlarmış.


2- Gece uçuşlarında çok uzaktaki bir ışık noktasını tanımlama...

Yerden o kadar yüksekte seyir halindeyken, ışık kaynağının çok uzakta (belki de ufuk noktasında) ara sıra parlayan bir yıldız mı yoksa yerde bir işaret ya da karşıdan gelen başka bir uçağın ışığı mı olduğunu anlamak da bazen sorun olabilir.

Pilotlar böyle durumlarda; bir ışık kaynağının hareket edip etmediğini ve tam olarak yerini tespit etmek için “ışığın olduğu varsayılan noktaya” direkt olarak bakmak yerine, ara sıra ama sık sık hızlı bir şekilde noktanın beş on derece yanlarına bakarlarmış.

Bunun nedeni; gözkürenin arka kısmında renkleri algılayan (konik algılayıcıların bulunduğu) bölüm yerine, gözkürenin ön iç kısmında bulunan karanlıkta ışığı daha iyi algılayarak gece görmemizi sağlayan (çubuksu algılayıcıların bulunduğu) bölgeyi kullanmaya çalışmakmış.

3- Ani ışık karşısında gözü koruma...

İster sürücü ister yolcu olun gece arabayla yapılan yolculuklarda hepimizin başına gelmiştir. Karanlıkta gözlerimiz kendi aracımızın aydınlattığı orta karar ışıkla çevreyi görmeye çalışırken karşıdan birden bir araç çıkar ve bir anda o aracın farlarının etkisiyle gözlerimiz hassasiyetini kaybeder.

Böyle bir durumda ortamdaki ışığı karşılıklı olarak arttırıp denge sağlamak için bizim aracımız da farlarının gücünü arttırır (uzunları yakarız) ve görüşümüz o an için hemen hemen eski seviyesine gelir...

Ama... bunun bir de bir adım sonrası vardır;
karşıdan gelen araç yanınızdan geçip gittiğinde gözümüzü alan o ışığın etkisi görüş alanından çıkınca, bu sefer aşırı ışıklı ortamda görmeye alışan gözümüz yeniden girdiği karanlık ortamda bir anlığına geçici bir hassasiyet kaybı yaşar.

İşte, pilotlar da gerek havaalanı içinde yer ya da çevre aydınlatma ışıklarından gerekse diğer uçakların ışıklarından kaynaklanan böyle bir hassasiyet kaybı yaşamamak için (parlak bir ışıkla karşılaştıklarında) bu etki sonrasında gece görüşlerini devam ettirebilmek için tek gözlerini kapatırlarmış. (ki hiç değilse bir göz aşırı gelen ışık kaynağından etkilenmesin)

Anlatımı ve konuları basit, çevirisi biraz kötü gibi olan sıradan bir kitapta bile bazen böyle ilginç bilgilere rastlayabiliyoruz. O yüzden bazen kitapları beğenmesek de okumaya devam edip ilgimizi çekebilecek bir şeyler çıkabileceğini unutmamak gerekiyor.