21 Kasım 2010

Manzaradan parçalar _ Orhan Pamuk

Kapakta alt başlık olarak seçilen “Hayat, sokaklar, edebiyat” kitabın içeriğini neredeyse tamamen özetliyor ama ben yine de kendimce biraz daha ayrıntıya girmek istiyorum :)

Orhan Pamuk kitaplarından Beyaz kale, Benim adım kırmızı, Kara kitap, Kar, Yeni hayat ve Masumiyet müzesi’ni beğenerek okumuştum. Bunun yüzden de okumak için sıraya soktuğum yüzlerce kitap varken “Manzaradan parçalar”ı görünce dayanamayıp aldım :)

Kitabın kapağında “Hayat, sokaklar, edebiyat” alt başlığı var ama kitabı açtığımızda içindekiler bölümüne bakınca;
-Hayat,
-İstanbul,
-Kitaplar ve edebiyat,
-Benim kitaplarım,
-Sanat,
-Siyaset ve diğer vatandaşlık dertleri,
-Paris Review röportajı
ana başlıkları altında toplanmış bir sürü konuyla karşılaşıyoruz.

İletişim Yayınları’ndan çıkan 563 sayfalık kitabı çok kısa bir süre içinde merakla okudum.

Dostoyevski’nin kitapları üzerine yapılmış kuramsal açıklama ve yorumlara gelinceye kadar çok hızlı akan kitap burada biraz ağırlaşıp yavaşladı fakat Ahmet Hamdi Tanpınar ve Türk Modernizmi üzerine yazılmış o müthiş konudan sonra yine aynı akıcılığına kavuştu...

Yazar, bu kitabında;
görüşleri, fikirleri, hayatına dair küçük sırları, yazarlık macerasının küçük detayları, bazı kitaplarının yayın öncesi gözden geçirilip çıkarılmış bölümleri, çizimleri, çalışma notları ve eskizleri gibi “yazarın kendisini tanımamızı da sağlayan” konuları büyük bir samimiyet içinde okurlarıyla paylaşmış.

“Manzaradan parçalar” bir roman değil ama tam olarak toplama yazılardan oluşmuş bir derleme de denemez bence. Bazı yazarlar gazete ve dergilerde yayınladıkları köşe yazılarını bir araya getirip kitap olarak yayınlarlar. Bu çeşit kitapları da denemeler seçkisi gibi görüp zevkle okurum ama yazarın bu kitabı bu türden biraz daha farklı.

Çünkü;
Yazarın kendi dünyası ve kişiliği anlattıklarıyla o kadar içi içe girmiş ki yazılanlardan hangisinin edebiyat hangisinin hayatından yansıyan anılar olduğuna dikkat etmeden okumanız da mümkün.

Tabii ki yazarla okuru arasında oluşan bu sohbet havasını yaratan şeylerin en başında;

Yazarın kitaplarındaki bazı bölümlerin “kendi hayatının hangi aşamasında hangi olaylardan etkilenerek kaleme alındığını” büyük bir içtenlikle anlatması yatıyor.

Kitap; yazar olmayı düşünenlerin, edebiyatla ilgilenenlerin ve yazar olarak Orhan Pamuk kimdir, kitaplarını nasıl ve nelerden etkilenip yazar diye merak edenlerin ilgisini çekeceği kadar satır aralarındaki küçük bilgilerle de özellikle okunmayı hak eden bir eser...

İşte kitaptan böyle dikkatimi çeken birkaç küçük ayrıntı:

- Ali Sami Yen Stadı 1966 yılında Türkiye – Bulgaristan milli maçıyla açıldığında küçük bir sosisli tezgâhındaki ocak alev alınca büyük bir panik yaşanmış. Seyircilerin bir kısmı ne yazık ki bu panikle stadın ikinci katından aşağıya düşerek ya da birbirini ezerek ölmüşler...

- Pastane tipinde satış yapan fırınları bilirsiniz. İçeri girince insanda iştah açıp her şeyi yeme isteği uyandıran o mis gibi koku aslında “bu fırınlardan bazılarında” yapay olarak üretilip dükkânın havalandırma sistemiyle içeri pompalanıyormuş...

- 6 – 7 Eylül olaylarında İstanbul’daki azınlıklara karşı yapılan saldırı ve yağmaların arkasında o dönemin siyasi çevresine etki eden güçlerin olduğunu, aynı dönemde Kıbrıs konusunun görüşüldüğünü ve olayların arka planında böyle hassas bir siyasi olayın olduğunu da biliyordum. Ama bu olaylarda gizli servisler kadar “stratejik konumu yüzünden Kıbrıs’ı tamamen Yunanistan’a bırakmak istemeyen” İngilizlerin de bulunduğunu bu kitapta okudum.

- “İstanbul’un fethi sırasında Osmanlı ordusunda Hıristiyanlar’ın da bulunduğu” da yine kitaptaki ilginç bilgilerden biri.

- Fatih Sultan Mehmet’in (okullarımızdaki bütün tarih kitaplarını süsleyen) ünlü resmini bilirsiniz, Gentile Bellini’nin yaptığı bu portreyi Fatih Sultan Mehmet’ten sonra tahta geçen oğlu II. Bayezit İstanbul’da çarşıda sattırmış... (nedenlerini ve yorumlarını konunun içinde bulabilirsiniz.)

İşte böyle... daha yüzlerce küçük ilginç bilgi, edebiyatla yazarlıkla ilgili bir sürü ipucu ve ayrıntı bulabileceğiniz kitapta; yazarın doğrudan okura seslendiği mahkeme günlerinden tutun da yazarın kitaplarındaki ruh halinin arka planındaki özel hayatına kadar birçok konu var...

(bu arada söylemeden edemeyeceğim, kitapta edebi olarak en çok beğendiğim bölüm ise “MANA”ydı. Umarım ileride yazarın sadece bu tarzda çalışmalarının yer alacağı bir kitabını da okuruz - Orhan Bey, siparişi verdim valla artık gerisi size kalmış :) )

Edebiyata özel ilgi duymuyorsanız, Orhan Pamuk kitaplarından hiçbirini henüz okumadıysanız, edebi eleştiri kuramlarına meraklı değilseniz o zaman yazarın beğendiği “Dünya edebiyatının dev isimleri” hakkındaki kendi görüşlerini yazdığı bölümleri, yurt dışında çıkan kitaplarının önsözlerini ve bazı kitaplarının yayınlanmamış bölümlerinin verildiği yerleri okumayı sıkıcı bulabilirsiniz...

Fakat diğer yandan da bu yazara ait bir iki kitabı okuduysanız o kitaplara ait küçük edebi sırlarla birlikte kitabın alt başlığında da açıklandığı gibi “Hayat, sokaklar ve edebiyat” üzerine uzun soluklu bir sohbetle dünyaca ünlü yazarımızı daha da yakından tanıyabilirsiniz.

Ben kendisini tanıdığıma memnun oldum :) Manzaradan parçalar kitabını sizlere de tavsiye ediyorum.