23 Kasım 2010

Munich (Münih) [film]

Film olarak fena sayılmaz ama sinema sanatı için benzerlerinden pek de farkı olmayan Münih'i seyretmesek de olurmuş...

Film; İsrail devletinin Filistinlilerle giriştiği terör yarışında kendilerini ezilen ve haksızlığa uğrayan taraf olarak göstermeye çalıştığı örneklerden biriydi.

1972 Münih Olimpiyatları’nda İsrailli sporcuların rehin alınmasıyla açılan film, olayların yakın tarih içinde bilinmeyen siyasi arka planını temel almış gibi görünse de sonradan “Soğuk savaş” yıllarında Avrupa’da “Kana kan, intikam!” felsefesiyle sürdürülen insan avının abartılı macerasını anlatmaktan öteye geçemiyor...

Yakın tarih içindeki siyasi olayların “anlatanın bakış açısına göre” değişiklikler göstermesi çok doğal bir durum sayılabilir. Ama Spielberg gibi sinemada dahi sayılan birinin bu şekilde yanlı bir filmi eğip büküp kafasına göre anlatması hiç de güzel bir etki bırakmıyor.

Ne olayın gerçek yüzü ne de insani mesajlarla süslenmiş mantıksız ayrıntılar filmi kurtarmaya yetmiş.

Filmin senaryo olarak tamamen bir kitaptan alınmış olması bile bu filmin eksilerini ve yanlışlarını Spielberg’ün sorumluluğunun dışına çıkaramaz... Dolayısıyla seyrettiğim en kötü Spielberg filmiydi diyebilirim.

Ortadoğu’nun kanayan yarası “İsrail - Filistin sorunu”nu hayali bir olaymış gibi düşünsek bile; gerçeklerin çarpıtıldığı hatta bazı yerlerde İsrail’in bunları “Kendi diplomatlarını teröristlerin saldırılarından korumak için (tehlikeli insanları ortadan kaldırmaya yardım eden) Amerika’nın yönlendirmeleriyle yapmış olabileceği” savlarını da kabul etmemiz mümkün değil... (zaten bunu da benim ne mantığım ne de vicdanım kabul edebilir...)

Evet, böyle üzücü bir terör olayı yaşanmıştır...

O yıllar Amerika ve Sovyetler Birliği’nin bütün dünyayı kendi çıkarları için karıştırdığı yıllardı...

Avrupa’da soğuk savaş yıllarında kimin hangi amaçla kimi öldürdüğü belli değildi...

Dünyanın her yerinde terörü geçim kaynağı olarak kabul edip bu işlere bulaşan insanlar vardı.

Ama... Filmde olaylar hiç de bu şekilde ele alınmamış...

Spielberg, bu filmle bütün bu şartları ve olayları alıp birbirine karıştırarak;

“Dünyanın her yerine elini sokup istediğine ulaşabilen güçlü İsrail devleti” imajı yaratmaya yardım etmek için resmen ısmarlama bir film yapmış.

Filmin kendi iç yapısında belli formüller (iyi makyaj, iyi kostüm, özenli arkaplan ayrıntıları vs.) başarıyla kullanılmış ama içerik tamamen taraflı ve yanlış yönlendirmelerle dolu.

Bu yüzden bu filmi pek tavsiye etmiyorum...

Filmin sonlarındaki sevişme sahnesinde karısıyla yatan “gizli, milli terör kahramanı”nın vurulan insanları zihninde canlandırıp boşalması sinemada gördüğüm en çirkin ve gereksiz sevişme sahnesiydi.... Sadece bu çirkin sahneyi görmemek için bile filmden uzak durmanızı söylesem yeridir.

İsrailli teröristlerin de özel hayatları olduğunun altının defalarca çizilmesi, çoluğuna çocuğuna vatanına milletine insanca özlem duyması vs. o kadar sıklıkla gösterilip abartılmış ki o şekilde gözünü kırpmadan insan öldürebilenlerin neredeyse bunları mecburen yaptıklarına inandıracaklar milleti...

Sonuçta;
Filmi, aşırı masraflı büyük yapımların formülleriyle gerçekleştirmiş olmaları kurtaramamış,

Siyasi söylemdeki taraflı yaklaşım filmin samimiyetine ve inandırıcılığına gölge düşürüyor.

Spielberg gibi bir sinema sanatçısından beklemeyeceğim kadar sıradan bir filmdi.

Seyredilmesini tavsiye etmiyorum, anca bir yerlerde rastlarsanız bakarsınız ama çocukları uzak tutun çünkü filmde hem gereksiz açık saçık sahneler hem de aşırı şiddet öğeleri var. Gençler için yalan yanlış bilgilerle beyin yıkama da cabası.