15 Aralık 2010

The Good, the Bad, the Weird (iyi, kötü, tuhaf) [film]

Çin nüfusunun yarısı bu filmde oynamış gibi kalabalık bir kadrosu var ama oynayanlardan hiç birinin bu film sayesinde ünlü olması mümkün değil. Çünkü her oynayan en fazla 10 saniye görününce başkası tarafından vuruluyor. (iki saatten uzun olduğunu da düşünürsek ve hiç durmadan birbirlerini vurduklarını da düşünürsek inanın hesaplayınca o kadar çok adam gerekiyor.)

Filmin en başındaki sahnede hemen konuya giriyorlar; Bir adam var ve tuttuğu birine “Al bu haritayı bilmem kime ver” diyor, başka bir adam da “böyle bir olay var, bu adam haritayı bilmem kime verecek sen de o haritayı ondan çalıp bana getireceksin” diyor... Sonra film, haritayı götüren adamların trenine yapılan saldırıyla açılıyor.

1930-40’lı yıllarda Kuzey Çin’de Korelilerin bulunduğu bir bölge. Ruslar, Çinliler, Koreliler ve Japonlar... Herkes bu haritayı almak için önüne geleni vura vura ilerliyor. Öldürülen adamın, patlayan silahların haddi hesabı yok...

Biz küçükken mahalle aralarında depolardan bozma uyduruk sinemalar olurdu, günde 5 film birden oynatırlardı. Ucuz, kavgalı dövüşlü, karateli kungfulu bu uyduruk filmlerin genel olarak seyirci profili de 10-15 yaş arası erkek çocuklar olurdu.

Bu film de işte o zamanki ucuz uzakdoğu filmleri gibi, herkes birbirine ateş edip duruyor, kavga gürültü gırla... ne bir kurgu, ne bir estetik, ne bir ince fikir... Kimin neyi ne için yaptığı belli değil ve ardı arkası kesilmeyen saçmalıklar bitip tükenmiyor. Bazen böyle filmlerde de güzel bir şey yakalanabiliyor ama bu film öyle filmlerden de değil. Sahte dövüş sahneleriyle dolu Çinli kovboyların birbirine girmesinin hiç de eğlendirici bir yanı yok...

Sonuç olarak söyleyeceğim şudur;
Uzak durun, evdeki cam çerçevenin daha fazla dayanması ve okuldan şikâyet alınmaması için çocuklarınızı da bu filmden uzak tutun...