27 Aralık 2010

Iron man [film]

Benim gibi çocukluğu çizgiroman okuyarak geçmiş biri için fantastik roman kahramanlarının yaşadığı maceralar sinemada da olsa her şeye rağmen güzeldir ve keyifli vakit geçirmemi sağlar.

“Superman” filmini çocukken seyredince çizgiromanın sinemaya uyarlanmış olması hoşuma gitmişti. Iron man de öyle fantastik bir kahraman, bunun filmi de güzel olur diye düşündüm :)

Fakat hiç tahmin ettiğim gibi bir film çıkmadı ve saçmalıklar üzerine kurulu bu filmi öylesine seyrettim...

Silah tüccarı bir babanın yetiştirdiği zeki bir çocuk büyüyünce işlerin başına geçiyor ve Amerika’nın bir numaralı silah üreticisi olarak ordunun da en büyük silah sağlayıcısı oluyor.

Afganistan’da görevli birliklere yeni bir silahın tanıtımını yapmak için bölgeye giden dahi kahramanımız burada bir saldırıya uğrayıp esir düşüyor ama buradaki Afgan örgüt bu elemanı anında tanıyıp kendileri için silah yapmaya zorluyorlar.

Bir mağaraya kapatılmış adamımız çeşitli malzemeler isteyip bunlarla istedikleri silahı yapacağını söylüyor ama aslında kendini bu saldırganlardan kurtarmak için robot görünümlü bir şovalye zırhı yapıp oradan kurtuluyor...

Sonra ülkesine dönüp bu zırhın çok daha gelişmiş modellerini tasarlayarak dünyadaki en güçlü silahın üreticisi oluyor... ve tabii ki bu sayede de Amerika “karşı koyulmaz” bir güç olup dünya barışını koruyor...

Fikir güzel, filmdeki bazı robotik hareketli efektler ve bilgisayar arayüzü efektleri (artık eski moda kalmış olsa bile) güzel ama yüz yıllık teneke adamın robotlaşıp süpermen gibi bir şeyin mekanik hale dönüşmüş olması pek de o kadar yaratıcı gelmedi bana...

Hele ki kendisine düzenlenen saldırı sonrası kalbine yakın yerde şarapnel parçaları var diye bunların kalbe ulaşmasını engellemek için takılan elektro-mıknatısı her şey bitince de çıkarmayıp üzerine giydiği robot giysisi için enerji kaynağı olarak kullanmaya devam etmesini ise hiç anlayamadım...

Sen tehlike oluşturan şarapnel parçalarını çıkar, sonra aynı enerji kaynağını yine robot kıyafetine monte et, her türlü imkânın var, niye böyle yapmayıp da saçma sapan bir şeye devam ediyorsun bilemiyorum.

Sonuç olarak;
10 – 15 yaş arası erkek çocuklarının bir kereliğine eğlencesine seyredebileceği ama her ne kadar günümüz genel anlayışına uygun da olsa yanlış bir yönlendirmeyle “Güçlü olan istediğini yapar, Amerika en güçlü ülke, o yüzden Amerika da istediğini yapar” mantığını barındıran orta ayar sıradan bir film... Pek de merak edilecek ahım şahım bir çizgiroman uyarlaması değil. Seyretmeseniz de olur...