27 Aralık 2010

Kıldan ince kılıçtan keskince :)


Laf, eş-dosttan açılmışken; geçenlerde yaptığımız bir sohbette tanıdığım biri öyle bir mantık yürüttü ki... bana söyleyecek bir şey kalmadı.

Yakınımız olan birinin alacağı mirasla yapacağı hayır işlerinden bahsediliyordu.

Camiye klima taktırmayı düşünen yakınımız için biz de karşılıklı fikir yürütürken;

“Yahu camide on dakika duruyorsun, klimaya ne gerek var? Sanki her yer klimalı da bunlar da alışmışlar... Onun yerine çevrelerinde parasızlıktan okuyamayan bir kız çocuğunu okutsalar, muhtarlıktan öğrenip fakir ailelere yardım etseler, insanlar kirasını veremiyor doktora gidemiyor, evinde çocuğu var ağıza atılacak tek bir lokmaları yok işsiz güçsüz olan yardıma muhtaç o kadar çok insan var ki... bunlara yardım etmekten büyük sevap mı olur?” gibilerinden bir laf ettim...

Karşımdaki tanıdık da cevap olarak bana öyle bir şey söyledi ki artık ona bir şey söylemeye gerek olmadığını düşündüm :(

Buna göre, böyle benim saydığım türde sevap yaparlarsa;

Sadece bir iki kişiden hayır duası alırlarmış ama camiye klima taktırırlarsa oraya giden insanların sayısı daha fazla olduğu için alacakları hayır duası da “sayı olarak” daha fazla olurmuş...

Hatta ve hatta yardım ettikleri insanlar ölebilir ve hayır duası edemeyebilirlermiş ama camide klimalar durdukça kendileri ölseler bile arkalarından hayır duası kesilmeden devam edermiş...

Arkadaş ben bu kadar ince hesaplarla sevap işlenip öteki tarafa hazırlanıldığını ne duydum ne gördüm.

Sadece iyilik olsun diye yaptığım şeyleri muhasebeci gibi bu kadar hassas bir mantıkla hesaplayamadığım için de sanırım öteki tarafta ateşimiz bol olacak :)

Bakalım o klimanın serinliği resimdeki ateşi soğutmaya yetecek mi? :)