24 Ocak 2011

All the king’s men [film]

Meşhur Sean Penn’in hemen hemen bütün filmlerini beğenerek izlemişimdir. Bu filminin de çok güzel olacağını düşünüyordum ama tam olarak düşündüğüm gibi çıktığını söyleyemem.

Her şeyden önce Sean Penn yine çok iyi bir oyunculuk çıkarmış, hakkını vermek lazım ama film de neredeyse sadece Sean Penn’in oyunculuğu üzerine kurulmuş... Sanırım esas sorun da bundan kaynaklanıyor, çünkü senaryo çok sıradandı...

Amerika’nın orta sınıfa yakın alt gelir sahibi kısmı içinde sıradan bir adam olan Willie Stark çevresindeki etkili bir iki kişi tarafından kullanılıp siyasete çekilmek istenmektedir.

Stark bunu görmeden gerçekten siyasete meraklı sıradan her vatandaş gibi olayın içine girer ama çok geçmeden kendisini seçim nedeniyle takip eden gazetecinin “güçlü olan adayın oylarını bölmesi için” rakipler tarafından kullanıldığının söylemesi üzerine gerçekleri anlar...

Fakat bu onda bir yılgınlık ve vaz geçiş yerine “ateşli bir konuşmacı” kişiliğin ortaya çıkmasına neden olur.

“Ateşli politikacı nutuklarını” büyük bir oyunculukla sergileyen Sean Penn filmi tek başına götürüyor ama sadece ilk konuşmanın içeriğiyle aldığımız gaz (bütün film boyunca bu nutuklar ara sıra Hitlervari konuşma tarzıyla tekrarlansa da) filmi kaliteli ve izlenmeye değer yapmaya yetmiyor...

Gerisi her siyasi filmde olduğu gibi orada kök salmış “yargı-siyasi kadro” ve “basın-iş adamı” ilişkilerine dikkat çeken (zengin olmak ya da zenginliğini devam ettirmek isteyenlerin çevirdiği dolapları) basit örneklerle seyircinin önüne koyuluyor...

Biraz suç eleştirisi, biraz kişisel bunalımın ileri ittiği yıpranmış kişilikler, biraz siyasi karakterlerin genel yapı içindeki değişmeyen davranış biçimi ile yoğrulmuş herkesin kişisel çıkarına olabilecek ortak dalavereler vs...

Stark’ın lunaparkta halka karşı yaptığı ilk konuşma dikkat çekici güzellikte bir irkilmeye neden olsa da kendisini kandırmaya çalışan siyaset adamlarına karşı yaptığı cesur mücadele sıkıcı olmaktan ileri gidemiyor.

Sean Penn’in bütün filmlerini seyrettim bunu da seyretmem lazım diyorsanız siz bilirsiniz ama böyle düşününlerden başkasına tavsiye edilecek kadar güzel bir film olduğunu düşünmüyorum.

(Aslında bütün her şeyin dışında, burada siyaset adamı olmak için her şeyi göze alan Stark karakterine yardım eden aristokrat aileden gelen gazeteci ile diğer yardımcı olan bir iki kişi olmasaydı bu adam vali olamazdı gibime geliyor, ayrıca yine buna bağlı olarak filmde görüyoruz ki iyi bir ekip bir adamı en yukarı çıkarabileceği gibi zamanı gelince en aşağıya inmesine de neden olabiliyor... Memuru görmeden amire çıkılmaması gerektiği, filmde arka planda kalmış gibi görünse de yine de dikkat çekiyor...)

Sonuç olarak;
sinema açısından teknik olarak her şeyi yerine getirmiş olsa da (benzerini yüzlerce kez seyrettiğimiz basit ve sıradan konusuyla ilgi çekici olmamasının dışında bir de) sıkıcı bulunabilecek bir yapım ... Sean Penn’in ateşli bir iki nutku için iki saat boyunca bu terane çekilmez...

İki saatinizi bu filmi seyretmek yerine internette arayıp bulacağınız "komik seçim vaadleri"ni okuyarak geçirirseniz daha eğlenceli bir şey yapmış olursunuz :)