22 Şubat 2011

Atame (Tie me up, tie me down) [film]

Zorla güzellik olur mu?

Olmaz!

Biz böyle biliyoruz ama meğer oluyormuş...

Evet, film neredeyse bunu söylemeye çalışıyor gibi görünüyor olsa da yine de gönderme yaptığı şeyler bambaşka...

Önce şöyle bir üstten konuyu anlatayım;

Ailesini küçük yaşta kaybetmiş olan Ricky (Antonio Banderas) yetimhanede büyümüş, potansiyel suçlu karakterli ve hatta bir süreliğine psikolojik tedavi için gözetim altında tutulmuş genç, sağlıklı, yakışıklı biridir...

Gözetim altındayken dışarıya çıktığı bir ara bir barda porno yıldızı Marina ile tanışıp geceyi onunla geçirince Ricky, Marina’ya aşık olur ve kaldığı yerden serbest bırakılınca da ilk işi Marina’yı bulmaktır.

Marina, ikinci sınıf uyduruk bir filmin (yönetmenin kendisine ilgisi sayesinde) başrolünde oynamaktadır. Ricky, elindeki dergiden bunu öğrenip çekim yapılan yere gider ve Marina’nın karşısına çıkar.

Marina, filmdeki gidişat yüzünden uygun olmadığı için Ricky’e zaman ayıramaz ama Ricky onu evine kadar takip edip evde zorla alıkoyar...

Evet, film işte buradan itibaren başlıyor. Ricky, Marina’yı şiddet uygulayıp döverek kendi evinde rehin alır.

Marina, doğal olarak kaçmaya çalışır fakat Ricky onu bağlar.

Ricky “Ben seni seviyorum, sen de beni seveceksin.” diye bir açıklama yapar ama Marina tabii ki “Asla” diye yanıt verir.

Marina’nın setteki çekimden beri dişi ağrımaktadır, ilaç almasına rağmen ağrısı geçmemektedir ve tabii ki bir de Ricky’den yediği dayak yüzünden de canı yanmaktadır.

Marina ilaç alır ama ilaçlar fazla etki etmez çünkü Marina uyuşturucu kullanıcısıdır.

Önce Marina’yla birlikte doktora, eczaneye gidip ilaç almaya çalışan Ricky, daha sonra Marina’yı bağlayıp dışarıya çıkar ve uyuşturucu aramaya başlar...

Bir süre sonra Ricky ve Marina bu sıradışı durumda mecburen de olsa birlikte yemek yemeye, giyinip soyunmaya, tuvalate gitmeye, telefon etmeye başlar.

Ricky’nin yaptıkları hiçbir şekilde normal karşılanamayacak bir şeydir. Her seven, sevdiği insanı böyle kaçırıp zorla alakoymak için dövüp şiddet uygularsa ne olur? Marina’ya da bu böyle görünüyordur ama bir yandan da yavaş yavaş Ricky’e alışmaya başlamıştır... Aralarında Ricky’nin istediği şekilde bir ilişki oluşmaya başlar ve öyle devam eder.

Ünlü yönetmen Almodovar’ın filmi bu şekilde başlayıp, böyle devam ediyor ama sanki bana bu sorunlu genç ve porno yıldızı arasındaki ilişki üzerinden normal evliliklere gönderme yaparak;

evlilik içinde kadının erkeğe nasıl bağlı kaldığını, kadının erkek zoru altındaki esaretini ve bütün bunlara rağmen kadının “kendisine ‘sevdiğini’ söyleyen erkeği” sevdiğini sembolik olarak anlatmaya çalışmış.

Film seyredilmeyecek kötü bir film değil, sinema tekniği ve sanatsal estetik yaklaşım olarak da güzel bir yapım ama anlattığı olayı dümdüz izlersek o kadar da ilgi çekici ve farklı değil...

Antonio Banderas’ı sevenlerin hoşuna gidebilir fakat Marina’dan (Victoria Abril) hoşlanacak olanların bulunacağını da tahmin ediyorum ;)

Sonuç olarak;
Elinizde bulunuyorsa bırakın öyle dursun birgün seyredersiniz, arayıp tarayıp mutlaka seyredeceğim diye kendinizi paralamayın. Seyretseniz de olur seyretmesenizde... Ama seyredince her ne kadar filmin içeriği ve anlattığı şey rahatsız etse de yine de farklı bir dünyaya götürdüğünü söylemeliyim.

Not: Eğer seyrederseniz filmdeki iki şarkıya dikkat edin çünkü hem Loles Leon’un söylediği Cancion del alma, hem Duo dinamico’nun Resistire parçası gerçekten çok güzel...

İkinci klip televizyondaki bir programdan alınmış, araya çok kısa bir şekilde şarkının sahibi olan sanatçılarla konuşup Almodovar’ın film için bu parçayı nasıl istediği hakkındaki röportajdan bir parça koymuşlar, ondan sonra parça tam olarak gösteriliyor. Parça tam 1. dakikadan itibaren başlıyor isterseniz ileri alabilirsiniz.