23 Şubat 2011

mikrodalga fırından arılara uzanan bir tez


Evde neredeyse 15 yıldır mikrodalga fırın var. Çok pratik bir şey olduğu kesin ama zararlı mı değil mi ya da nelere dikkat etmek gerekiyor diye zamanında epey bir araştırmıştım...

Her ihtimale karşı çok acil ve zorunlu durumlar dışında kullanmamaya, kullanırsak da fırından uzakta durmaya özen gösteriyorum.

Neyse işte öleceksek öleceğiz o ayrı bir mevzu :) geçenlerde bu fırınların belli bir zaman sonra ölçüm yapılıp kontrol edilmesi gerektiği üzerine konuşuyorduk.

Boş bir vaktimde buna da bakarım dedim sonra araştırmaya başlarken bir sürü şeyle karşılaştım ve nereden nereye geldim ben bile şaşırdım....

Birinci adımla başlayalım;

Mikrodalga fırın ve radyasyon, manyetik etki vs. konularını arattırınca bu konuyla ilgili görüş bildiren (Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi) Prof. Dr. Selim Şeker’le yapılan bir röportajı komple okudum.

Bu röportaja göre elektrikle çalışan tüm cihazların yaydığı elektromanyetik dalgalardan olabildiğince uzak durmamız gerekiyormuş [ aklın yolu bir tabii:) ], şu son çıkan infrared ısıtıcıların 1 Milyon Ghz.’de çalıştığını falan okuyunca da her şeyden biraz daha fazla çekinmeye başladım.

Profesörün "Tehlikeli oyuncak" isimli bir kitabı bulunduğunu da öğrendim, bir sürü şey okuyup iyice korktum... Fakat her insan evladı Politikadergisi.com sitesindeki bu röportajı okuyup çevresindekilere de okutmalı diye düşünüyorum.

Neyse çok uzun mesele, merak eden röportajın tamamını okuyup bilgilensin, ben ikinci adıma geçiyorum;

Prof. Selim Şeker’in röportajında “Elektromanyetik alanlardan etkilen birçok kuş türü ve arılar baz istasyonları çevresinde yaşayamıyor.” diye bir cümle dikkatimi çekince bunu araştırmaya karar verdim.

Ve bu sefer de yine uzun yazıların yer aldığı başka bir site buldum. Bu sitede de arıcılık yapanlar bir forum oluşturmuş bu konu üzerine karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlar.

Burada da Radar ve telefon baz istasyonlarının arı kolonilerine zarar verdiği tartışılıp bir sürü bilgi verilmiş... Ama arada “Cep telefonu sinyallerinin arıların yörüngelerini bozdugunu ve arıların kovana dönememelerine neden oldugunu biliyorum” diye bir cümle var ki bunu okuyunca iyice merak ettim :)

Geliyoruz şimdi üçüncü adıma;

Bilgileri bulguları birleştirelim, tamam, birinci makalede (röportaj) arıların manyetik alandan dolayı zarar gördüğü yazılmış, ben olsam ben de zarar görürüm orası kesin ama ikinci makalede yani arıcılar forumunda ise arı ve manyetik alan etkisinden bahsederken “arıların yörüngelerini bozduğu” bilgisi de veriliyor.

Evet. “Bu arılar nasıl bir yaratıklardır ki yönleri yörüngeleri manyetik alan etkisiyle bozuluyor, bunlar yönlerini manyetik alanla mı buluyorlar ki dışarıdan etki olunca bu sistem bozuluyor?” diye düşündüm.

Ve bulduğum bilgiye göre de; Arılar yön bulmak için güneşi kullanıyorlarmış ama bu sadece belli bir harita bilgisini yerine oturtmak içinmiş, bir yerden başka bir yere giderken rota çizmek için “Dünyanın manyetik alanını pusula gibi kullanırlar.”mış...
(bu konuyla ilgili daha detaylı açıklama içeren orijinal "Cryptochrome and electromagnetic radiation" isimli belgeyi pdf olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.)

Karıncalar ve arılar hep ilgimi çekmiştir, bunlarla ilgili okuduğum her şeyde yeni ve çok ilginç bilgiler beni her zaman şaşırtmıştır. Bu da öyle ilginç bir şey oldu, devam edelim...

Şimdi de dördüncü adıma geçiyoruz;

Arıların dünyanın manyetik alanını kullanarak rotalarını çizmeleri çok ilginç bir şey ve bu konu haliyle bilimadamlarının da ilgisini çekmiş. Yapılan deneylerin haddi hesabı yok ama bir tanesi gerçekten çok acayip.

Buna göre; eğer bir bal peteğinin yanına bir mıknatıs saklayabilirseniz arılar çok acayip şekilli petekler yapıyormuş...


Bu da çok ilginç ve araştırılması gereken bir konu ama ben bu noktada bir an için şöyle bir şey düşündüm. Acaba bu arılar manyetik alandan etkilendikleri için mi böyle acayip şekilde petekler yapıyor yoksa o manyetik alana karşı daha güvenli olsun diye mi?

Eğer araştırılırsa ve; o peteklerin acayip yüzeysel şekillerinin “manyetik alanı soğurarak güvenli bir ortam yaratmak için öyle yapıldığı” ortaya çıkarılırsa, bu teknik uygulama insanlar tarafından elektronik cihazlara da uygulanabilir diye düşündüm...

Olur mu olmaz mı bilmiyorum ama işte böyle acayip bilgilerden böyle acayip teknik bir araştırma yapılacak yola girip çok acayip bir tez ürettim. Umarım ileride araştırılıp açığa çıkarılır.