07 Şubat 2011

zihindeki kutup ayısı


Televizyondaki bir programda seyretmişler bana da anlattılar...

Konu: Takıntılar...

Programa konuk olarak katılan iki uzman var ve seyirciler de telefonla arayıp şikâyetlerini dile getiriyor.

(konuya şöyle bir üstten değineceğiz ama programda bir de psikolojik deney yapılmış esas o ilginç.)

Kimi elini yüz kere yıkıyor, kimi etrafındaki nesneleri ille de düzenli bir şekilde görmek istiyor, kimisi hamilelikten korkuyor vs. vs. vs. hepsi de insanların ve çevresindeki yakınlarının günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen takıntılar... Allah hepsine acil şifalar versin, kolay şeyler değil...

Bu tipte takıntıları olan insanlara dışardan bakan biri onların bu davranışlarını anlamsız ve çözülmesi basit sorunlar olarak görüyor olabilir.

Bunu açıklamak için şimdi, çok bilinen bir takıntı durumunu çözümlemeye çalışıp kendimizce yorum yapalım.

Örnek olarak; Ellerinizi çamaşır suyuyla yıkayıp duruyorsanız aslında mikropları öldürmeye çalışırken kendi bağışıklık sisteminize de kötülük ediyorsunuz demektir.

Çünkü siz, ellerinizin temasıyla bulaşabilecek sıradan mikropların bile vücudunuza girmesini engellerseniz, bağışıklık sisteminiz de buna göre çalışır.

Sonrasında ise karşılaşacağı durumlarda mikroplarla savaşamaz ve çok sıradan, çok basit şeylerde bile hemen hastalanırsınız... (Dünyadaki hayat, görünen ve görünmeyen tüm canlı organizmalarla bir bütündür, bunlardan bir tanesinin yokluğu bile bütün sistemi alt üst eder.)

Siz bunları anlatırsınız; “Bu kadar insan var ve bakın nasıl normal olarak fazladan bir şey yapmadıkları halde hastalanmadan hayatlarına devam ediyor, size de bir şey olmaz.” dersiniz ama nafile...

Bunları ve benzer bir sürü şeyi istediğiniz kadar anlatın o kişiyi bir türlü ikna edemezsiniz, o yine kapı kollarını mendille tutar, otobüse binip inince ıslak mendillerle bir saat temizlenir vs. vs. vs.

Peki, bu kadar mantıklı açıklama, bu kadar basit kavranabilecek bilgiler verildiği halde böyle nasıl oluyor da takıntıları olanların düşünceleri bir türlü değişmiyor? Niye bu takıntılı fikirleri düşüncelerinden asla uzaklaştıramıyorlar?

Bunu da orada bulunan konunun uzmanı şöyle bir deney yapıp herkese göstermiş.

(Evet... Şimdi işin ilginç kısmına geliyoruz.)

Seyircilere bir "Kutup Ayısı" resmi gösteriliyor ve deniyor ki buyurun bu Kutup Ayısı resmine bakın................. bakın...... tamam mı?

Şimdi hep beraber bir deney yapacağız... 15 saniye boyunca gözlerinizi kapayıp bu Kutup Ayısı'ndan başka herhangi bir şey düşünmeye çalışacağız... süreniz başladı...

[Valla ben de başka şeyleri düşünmek için kendimi çok zorladım... ama aklıma ne getirirsem getireyim bir sahnesinde mutlaka Kutup Ayısı araya girip bir şekilde kendini hatırlatıyordu :) ]

Konuk olan görevli uzman “Takıntıları olanların da takıntılı oldukları şeyleri işte aynen böyle zihninden bir türlü uzaklaştıramadıklarını” belirtiyor...


(Nasıl? Siz de denediniz mi? Çok zor değil mi?)