22 Mart 2011

Efsuncu baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi'nin kitaplarını aldık ele girdik yola :)

Bütün kitaplarında sadece insanlara akıl verip doğruyu göstermeye çalışan "toplum için sanat" anlayışının ateşli bir taraftarı olan yazar bu kitabında okurlarını "Batıl itikada varacak kadar kendini öteki dünyaya ve hurafelere bağlayanlara karşı" uyarıyor...

İki arkadaşın "tesadüf ettiği, her şeyi batıl inançlarıyla değerlendiren" bir adamla birlikte (efsuncu baba bu adam oluyor) define arama işine girişmeleri esas konu olarak ele alınmış...

Efsuncu baba'ya göre dünyada yapılacak her şeyin uğurlu bir saati vardır ve bir şeyi yapmak için de uğursuz sayılardan, uğursuz günlerden kaçınmak gerekir.

Böyle yetişip böyle yaşayan ve hayatındaki en küçük sıradan olayları bile belirli bir bakış açısına göre değerlendirip ölçüp biçerek uğurlarla, burçlarla, sihirli dualı sözlerle halleden bir adam bir de hazine bulma işlerine kalkışırsa o adamın yapacağı şeyler ne kadar çetrefilli olur bir tahmin etmeye çalışın...

Yazar, önce iki Ermeni'nin kendine özgü şivesini kullanarak biraz komik olan bazı konuşmalarını da eğlenceli Karagöz-Hacivat atışmalarına benzeterek mizahla karışık olayın genel gidişatını veriyor.

(Açıkça söylemek gerekirse kitabın yaklaşık yarısına yakınını kaplayan bu karşılıklı konuşmalar o dönem insanını biraz yansıtıyor olsa da espri olsun diye yazılan birçok şey kültürel olarak önemini ve değerini yitiren ayrıntılarının fazlalığı yüzünden belli bir yerden sonra sıkıcı geliyor...)

Sonra, ekmek derdinden başka bir şey düşünmeyen genel halkın bu iki temsilcisi aracılığıyla yazar insanların inanmasa da biraz çıkar uğruna nasıl efsuncunun fikirlerine inanıyor gibi göründüklerini nasıl birlikte hareket ettiklerini anlatıyor...

Yaşadığı dönem için şaşılacak kadar çok ileri ve doğru bir görüşe sahip olan yazarın anlattıkları tamamen doğru da olsa da romanda yaşanan macera bitince kitabın sonunda meddah gibi kıssadan hisse vererek okuyucuya ne anlatmak istenildiğinin açık açık köşe yazısı şeklinde izah edilmesi de bu kitabı romandan çok yazı aracıyla ahlak dersi veren eğitici öğretici bir denemeye çeviriyor...

Her ne kadar rahatlıkla anlaşılsa da dili günümüz okuyucusunu zorlayabilir... Kitapta yaşanan macera az biraz takip duygusu uyandırıyor olsa da öğretici öğelerin yerleştirildiği karşılıklı konuşmaların sıklığı nedeniyle akıcılık yer yer kesintiye uğruyor...

Verdiği dersteki ana fikirle övgüyü hak eden yazar, edebi olarak kurgusuyla sıradan ve kendi yeteneğinin altında bir eserle ancak meraklısının dikkatini çekecek bir kitap yazmış ki günümüzde bu tür şeylerin de ne kadar dikkat çektiği malum...

Ben okudum, değişik geldi ama o kadar olağanüstü bulunacak müthiş bir eser olmadığını söylemeliyim. Dediğim gibi ancak meraklısının ilgisini çekebilecek bir kitap.