22 Nisan 2011

paleontologların ilginç zaman tarifi


Neil Shubin'in “İçimizdeki balık” isimli kitabını okurken aldığım notları kareli defter'e yazmaya devam ediyorum.

Yazar, Paleontolojiyle uğraşanların yeryüzündeki hayatın oluşumunu ve dönemleri tarif etmek için kullandıkları bir benzetmeden bahsetmiş.

Yeryüzünde eli, başı, gözü ve diğer duyu organları olan canlıların görünmeye başlamasından itibaren günümüze kadar geçen süreci çok uzunmuş gibi düşünüyorsanız bu tarifi okuyunca benim gibi sizinde aklınızda başka türlü bir şey canlanacağına eminim.

“Canlı tarihi”ni dünyanın oluşumundan sonraki zaman dilimi içinde bir yere yerleştirirsek; yaklaşık olarak 4,5 milyar yaşında olan gezegenimizin başlangıcını 1 Ocak diye işaretleyelim ve bugünü de 31 Aralık gecesi olarak kabul edelim.

Buna göre; (dünyanın var olmaya başladığı ilk günden bugüne kadar olan süreci 365 günlük bir yıl gibi düşünürsek)

Gezegenimiz var olduktan sonra ortaya çıkan tek hücreli ilk canlıları (mikroplar, algler vs.) Haziran ayına kadar olan bölüme yerleştiriyoruz.

Çok hücreli canlıların oluşumu ile gelişen canlı formlarında “başı olan ilk hayvan” Ekim'de, insan ise ancak 31 Aralık'ta ortaya çıkıyor.

(Dünyadaki kayalar incelendiğinde 600 milyon yıldan daha yaşlı olan kayalarda bırakın insan ve hayvanı bitki fosili bile bulamayız.)

Diğer bir deyişle: Bugüne kadar yeryüzünde görülen bütün bitki, hayvan ve insanlar, yazarın tanımlamasıyla "Dünyadaki bu canlı partisine son dakikada katılan sürpriz misafirler" gibidir...

Kitapta buraya gelene kadar bu konunun çok uzun bir girişi ve devamı da var ama ben zaman ölçüsü bakımından bir fikir edinebileceğimiz esası açıklayabilmek için bu şekilde bir özet yaptım.