17 Temmuz 2011

Beş şehir [film]

Sinema bölümünde okuyanların ilk bir iki uzun metrajlı deneme filmleri olur, her şeyi göz ardı edersiniz, gelişir değişir her şey yerine oturur diye ümitlenirsiniz.

Bu film de öyle bir film ama açıkçası bana pek ümit vermedi. Oyunculuktan dekora, kostümden makyaja, kurgudan senaryoya kadar özensizlik filmi yemiş bitirmiş...

Biliyorum böyle konuşmak kolay, gidip on dakika bir şey çekmeye kalksak bin tane ayrıntı var bir sürü emek gerekiyor ama o emeği sarfedip olağanüstü bir şeyler yaratırsan bu sektörün bir parçası olabiliyorsun...

Seksenlerin arabesk film anlayışı gibi bir mantıkla herkes birinin peşinden koşuyor, hiçbiri istediğine kavuşamıyor, bölümünün başrolünde oynayan herkes sonunda ölüyor vs. vs.

Bu bunalımlı 60’lar 70’ler sonrası “80’ler sinemasını etkileyen” ölümlü sevdalı ama bir şekilde de kader ve tesadüfler temalı filmlerle yetişenler kalmadı, sinemamız bambaşka bir yere geldi diye düşünürken böyle bir filmle karşılaşınca hiç hoşuma gitmedi...

Umarım daha iyisini yaparlar, daha güzel olur ama bu film olmamış, ben beğenmedim diyorum kimse kusura bakmasın...

Seyretmenizi tavsiye etmiyorum, boşa zaman kaybı diye değerlendirip bilgisayarımdan da siliyorum.