20 Temmuz 2011

Inglourious Basterds [film]

Tamam biliyorum Tarantino büyük bir yönetmen, çok ünlü vs. vs. Fakat her kim ne derse desin ben bu adamın filmlerindeki şiddet sahnelerinden gerçekten rahatsız oluyorum...(adamın işi bu biliyorum ama sevmiyorum ne yapayım) uzatmadan konuya geçeyim...

"Hitler'in Fransa'yı işgal edip istediği gibi at koşturduğu dönemde Amerikalılar neredeydi?" diye soracak olanlara filmdeki fantastik tarih senaryosuyla (hayali ve bir o kadar da çarpıtılmış) bir cevap verilmeye çalışılmış...

Güya Amerika işgal altındaki Fransa’ya çok azılı ve gözü dönmüş bir katil çetesi gönderiyor da bunlar önüne çıkan bütün Nazilerin kafa derisini yüzüyor da falan filan...

Oh ne ala iş, hem kendi çıkarın oluncaya kadar kılını kıpırdatma hem parsayı topla hem de geçmişe dönük macera ile hayali karıştırıp böyle gerçek dışı bilinçaltı şeyler yarat... Millet de salak ya hemen bunları yesin...

(Ne uyanıklar valla savaşta da barışta da başkalarını ya kendileri adına ya da kendilerine karşı diye kapıştırıp en sonunda da gerekeni yaptık edasıyla ortada geziniyorlar. Kültür erezyonu ve sosyal şartlı reflex işte bu şekilde oluşturuluyor. Yine sinirim bozuldu başka yerlere kaydı aklım neyse ben devam edeyim...)

Efendim, şimdi Almanya Fransa’yı işgal etmiş vaziyette, Alman birlikleri en ücra köylerde bile Yahudi avına çıkmışlar.

Bunların başındaki güvenlik subayı bir evi basıyor. Bulduğu Yahudileri de katlediyor. Ama bir kız bu katliamdan kaçmayı başarıyor.

Gel zaman git zaman bu kız sahte kimlikle bir yerde sinema işletmecisi oluyor. Kendine askıntı olan Alman bir askerin kahramanlık filmi de bu sinemada gösterilecektir. En başta bahsettiğim kahraman(!) Amerikalı özel ekip de bu sinemayı havaya uçuracaktır.

Eh tabii işler göründüğü gibi kolay değildir. Güvenlik subayı tek tek olayları geriden takip edip önüne gelen herkesi sorgulayıp bütün ipuçlarını değerlendirerek olayları çözmeye başlamıştır.

Daha öncede katliamda ailesini kaybeden sinemacı kız da her şeyden habersiz olarak zenci arkadaşı ile birlikte bir plan yapıp aynı şekilde sinemayı havaya uçurmak istemektedir.

Sonra olaylar karışıp işler az da olsa bir heyecan içermeye başlıyor ama filmde o kadar gereksiz ayrıntı o kadar uzatılmış sahne ve saçmalık var ki Tarantino çekmiş olsa bile film kendini bir türlü kurtaramıyor. (hele hele o ne kadar uyduruk bir Hitler oyunculuğudur o öyle)

Kamera kullanımı, dekorlar, kostümler, ihtişamlı sahneler, kimi yerde heyecanlı diyaloglar tamam... ama senaryo tam bir saçmalık.

Filmde bir iki yer güzel gidiyor ama tamamını değerlendirmek gerekirse ben sıkıldım ve para verip seyretseydim dudak büküp “Amaaaan ya bu muymuş” derdim...

Müziklerin çoğunda filmde Tarantino çizgisinin etkisi yaratılsın diye seçilen tını ve melodiler ne yazık ki filme uymamış ve filme odaklanmayı zorlaştırıyor.

Ekranda resim içinde resim açıp ayrıntı verme, film karesi üzerine tebeşirle yazılmış gibi isimleri yazıp okla işaret etme vs. Çok saçma ve gereksizdi.... Yazarken bile sıkıldım valla kim ne derse desin ben filmi pek beğenmedim o yüzden sizlere de tavsiye etmiyorum. O güzel savaş filmleri yine öyle kalsın ve bence Tarantino bu konulara pek girmesin... Körü körüne Tarantino fanlığı yapanlar kusuruma bakmasınlar ama bu filmi seyretmesek de olurmuş...