20 Temmuz 2011

Never let me go [film]

Bilindik bir bilimkurgu konusunu alıp aşk konusuyla harmanlayarak yeni bir şeyler yapmaya çalışmışlar ama ne bilimkurgu bilimkurgu gibi olmuş ne de aşk konusu o kadar etkileyici bir derinliğe ulaşabilmiş...

Film başlamadan önce konuyu anlayabilelim diye kısa bir açıklama yapıyorlar; bilim ve tıp çok ilerlemiştir, organ nakliyle insanlar yüz yaşına kadar rahatlıkla yaşayabilmektedir, vs. vs.

Film, konuya yatılı okuldaki üç arkadaş arasındaki ilişkinin başlangıcıyla giriyor...

Arkadaşlık, kıskançlık, yardım etme, aşk ve ihanet arasında gelişen olaylarla yılları deviren çocuklar gençliğe adım attıklarında artık başka sorunlarla uğraşmak zorundadır; bu okuldaki tüm çocuklar dışarıdaki dünyada başka insanların organ alabilmesi için kopyalanmıştır ve zamanı geldikçe hepsi zorunlu organ bağışı yapmak için ameliyata alınmaktadır...

Üç kez ameliyat olup organları alınanların tamamı ölümle karşı karşıya kalmaktadır ve bizim bu üçlü arkadaş grubundakiler de kendi sıralarını beklemektedir...

Film çok tanıdık ve bilindik bir konuyu olabilecek tüm soğukluğuyla kasvetli mekânlarda tekrar canlandırıyor ama ne bir farklı yorum ne değişik bir olay kurgusu ne de sürpriz bir son...

Çok sıradan, ağır tempolu, heyecansız, vasatın altında ilginçliğiyle, gereksiz ve uzatılmış sahneleriyle ancak konuya yabancı 16 yaşındaki sakin kızların ilgisini çekebilecek bir yapım olmuş...

(belli bir alana kapatılıp belli bir fikir etrafında toplanan eğitimle insanların şartlandırılarak yapacakları her şeyin normal gösterilerek kendi hayatından bile isteyerek vazgeçebilmesinin mümkün olabileceğini göstermesi dışında derinlerinde de pek bir şey bulunmuyor.)

Ben seyrederken sıkıldım filmin sonu gelmek bilmedi sizlerin de sıkılacağını tahmin ettiğim için bu filmi önermiyorum, hiç haberiniz yokmuş gibi davranıp başka bir şeyler seyrederseniz sizin için de daha iyi olur...