17 Ağustos 2011

Door in the floor [film]

Biri 15 diğeri 17 yaşındaki iki oğlunu aynı trafik kazasında kaybeden karı koca, bir süre sonra başka bir yere taşınıp yeni bir hayata başlar, hatta bir de kızları olur.

Ama, karı koca arasında daha önceden de var olan anlaşmazlıklar aşılamamış ve evliliklerinin sonu gelmiştir.

Adam yazardır ve eski bir tanıdığının oğlu asistanlık yapmak üzere adamın yanında kalmaya başlar.

Genç asistanla kadın (pornografi sayılabilecek sahneler eşliğinde) yatıp kalkmaya başlar. Adam zaten ucuz bir çapkındır, resim yapma bahanesiyle model olarak kullandığı kadınlarla yatmaktadır.

Ne adam kadına, ne de kadın adama bir şey der...

Hayatları böyle devam etmektedir fakat kadın başlarından geçen kaza ile ilgili olayları unutamamakta, dört yaşındaki kızlarıyla da fazla ilgilenememektedir...

Kadın, daha fazla dayanamayarak; kocasını, genç aşığını ve kızını terk eder.

Kadın, kaza günü kocasının duyarsızlığını af edememiş, sonra yeni bir hayat kurmayı deneyince olmayacağını görmüş ve son olarak da asistanla geçirdiği ateşli aşk günlerinden de bir tat alamadığını görünce pes etmiştir.

Adam genç asisitanını kovar ama gitmeden önceki son gece sarhoş olunca kaza günü yaşananları anlatır...

Ayrıntı olarak; yazarın (filmde bahsettiği) eserindeki "yerdeki kapı"nın sembolik olarak filmin son sahnesinde spor yaptığı yerden dış dünyaya açılması ve dış dünyadaki tüm her şeyin kitaptaki gibi korkutucu olduğunun vurgulanması da bütün bu anlattıklarımın düzgün verilememesinden dolayı filmi kurtaramamış...

Ağır tempolu, Avrupalı ortalama entelektüel çevreyi hedef alan, aile içi mutsuzlukları hayat felsefesi içinde yorumlamaya çalışan orta ayar kalitede ama fazlasıyla sıkıcı bir filmdi...

Ben seyrettim ve Kim Bassinger'in sevişme sahneleri dahil filmin tamamını çok sıkıcı buldum. Sizin de sıkılacağınızı tahmin ettiğim için seyretmenizi tavsiye etmiyorum...