20 Eylül 2011

Charles Bukowski - Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi

İşte bir Bukowski kitabı daha.

Yazarın ölmeden bir iki yıl önce (bir köşeye çekilip klasik müzik dinleyerek karısı Linda'nın bakımı altındayken) yazdığı denemelerini bir araya toplayan bu kitapta Bukowski'nin dünyadan ve insan ırkından ne kadar bıktığını rahatlıkla görebiliyoruz.

Yazar 70'ine gelmiş ama yazdıklarında hâlâ o genç ve serseri ruhu hissedebiliyorsunuz... [ ve tabii ki yine her zaman olduğu gibi küfürün bini bir para:) ]

Amerikan toplumunu edebiyattan sinemaya, televizyon dizilerinden müziklerine kadar eleştiren yazar, her zaman olduğu gibi "zekâ pırıltısına sahip insanların sayısının azlığından" şikayet etmeye de devam ediyor.

Geçmişte her türlü serseriliği yapmış olmaktan hiçbir pişmanlık duymadığını hatta bugünün dünyasına bakınca o günlerinin daha bir yaşanılası olduğunu belirten yazar; dünya klasiklerinin büyük ustalarını nasıl hayal ettiğinden, gençliğinde tanıştığı şairlerin maddi durumlarına kadar yine el atmadığı konu bırakmamış.

"Pis moruğun notları"nın yıllar sonra biraz daha sakince yazılmış hali gibi de olsa bana aynı tadı vermedi.

Edebi tarz olarak "underground" diye tanımlanabilecek türde bir yazar olmasına rağmen yer yer "hayatın bir anını, bir filmin sahnesini ağır gösterimdeymiş gibi" önümüze serebildiği için bu kitabında da beğeneceğiniz şeyler bulabilirsiniz.

Bol küfür ve fazlaca açık tanımlamalar "normal şeyler okumaya alışmış, normal okurları" rahatsız edebilir ama ağzı bozuk yaşlı bir adamı "sadece küfürlü konuşup, alışılmışın dışında şeyler düşünüp yazıyor" diye okumamazlık etmek de olmaz...

Çünkü o, hayatı boyunca hiçbir beklentiye girmeden aynen düşünüp yaşadığı gibi yazarak renkli Amerikan rüyasının boyalarını tırnaklarıyla kazıyarak önümüze atan en önemli yazarlardan biri.

Sonuçta Bukowski benim babamın oğlu değil, müthiş büyük bir edebiyat dehası da değil ve keşke yazdıklarını biraz daha kabul edilebilir bir dille anlatsaydı o zaman çok daha tanınmış ve çok daha önemli bir yazar olurdu diye düşünmedim de değil ama sanırım o zaman da Bukowski "Bukowski" olmazdı :)

Bu yazarı merak ettiyseniz okuduğum üç kitabı arasından "Pis moruğun notları"nı öncelikle okumanızı tavsiye ederim...