20 Eylül 2011

Charles Bukowski - Pis moruğun notları

Charles Bukowski'nin yazdıklarına önyargıyla yaklaşmazsanız, Amerika'nın kenar mahallelerinde kullanılan argoya ve en açığından bol küfüre aldırmazsanız bu adamın hayat karşısında düzen ve sisteme başkaldıran modern bir filozof olduğu bile söylenebilir.

Hiçbir ideali olmadan hiç kimsenin hiçbir fikrin peşinde koşmadan sadece içip sokak kadınlarıyla yata kalka aşkı arayan ama hiçbir zaman da aradığını bulamayan bir yazar.

Tabii ki Bukowski'yi Bukowski yapan en önemli şeylerin başında kendi özgür ve bağımsız hayatından taviz vermemesi geliyor.

Fular bağlayıp şapka takarak belli bir entelektüel hava yaratmaya çalışan basit yazarlardan ya da kokteyllerde boy gösterip sanat dünyasına ve basına yakın olmaya çalışanlardan biri değil o.

Dağınık bir ailenin sokaklara erken düşen ve aradığını hiçbir zaman hiçbir yerde bulamayan ayyaş çocuğu... ama güzel şiir yazar Mahler dinlemeye bayılır, siyasi destek almayan yayınlarda köşe yazıları yazar vs. vs. vs...

Küfürlü, terbiyesizce açık ve hatta bazen iğrenilecek şeyleri anlatır ama bunlar her ne kadar hayal ürünü gibi dursa da yazarın hayatına o kadar yakın şeylerdir ki hepsini Bukowski'nin gerçekten de yaşamış olabileceğini düşünürsünüz.

Hayatıyla ve hatta yazdıklarıyla örnek olarak gösterilebilecek biri olmasa da yaşadığımız şu dünyada pek sık görmeye alışık olmadığımız hayatlara dokunduğu yazıları içinde bir miktar gerçeklik de barındırdığı için bir hayli ilginç gelebilir.

Pis moruğun notları'nı okurken yazarın anlattıklar karşısında bazen dehşete düşşek de Amerika'nın en alt sosyal sınıflarını tüm yalınlığıyla aktardığı ve hayatın gerçeklerini gösterebildiği için yazarı başarılı buluyorum.

Kalabalıklardan sıkılan, övgüden ve iltifattan utanan ama yeri gelince hiç tanımadığı biriyle sabaha kadar içip muhabbet edebilen tam bir serseri olan Bukowski'nin nasıl olup da arada elli kitapta rastlanmayan bazı derin felsefi şeyleri günlük konuşmalara yedirebildiğini de hâlâ anlayabilmiş değilim, belki Bukowski'yi önemli ve tanınmış bir yazar yapan da budur...

Sadece bu kitabı değil tüm kitaplarında pornografinin en adi sözlerini kullandığını, neredeyse tüm eserlerinde iğrenerek okuyacağınız tanımlamalar bulunabileceğini ve iki kelimeden birinin küfür olduğunu tekrar söyleyerek kitaplarının belli bir yaşın üzerindekiler tarafından okunabileceğini belirtmekte fayda var.

Yani arkadaşınızın ondört yaşındaki çocuğuna kitap hediye edecekseniz Bukowski aklınıza bile gelmesin ama en alt tabakada neler dönüyor ve anlatılan binlerce hikaye içinde en akla gelmeyecek inanılmaz rahatsız edici pis ne olabilir diye merak ediyorsanız "Pis moruğun notları"nı okumanızı tavsiye ederim.


Meşhur Bar kelebeği (Barfly) filminin çekim öncesi'ni kitaplaştırdığı Hollywood isimli romanı için yazdığım yazıya;

Yazarın karakterini anlatan Factotum filmi için yazdığım yazıya da