26 Eylül 2011

Gereksiz güzelliğe karşıyım!

Bu konuya giriş yaparken, bahsedeceğim uygulamanın ne kadar gereksiz olduğuyla mı başlayayım yoksa öğrenci ve velilerin çektikleri eziyeti mi anlatayım ya da çağın gerisinde kalmış eğitim sisteminin üzerine gül kondurmaya çalışmanın saçmalığını mı bilemiyorum.

Şimdi bu yazıyı okuyanlar arasında "Aaa! Olur mu öyle şey, aslında ne kadar da gerekli." diyenler de olacaktır ama hiç umurumda değil.

Gelelim, gereksiz ve yanlış bulduğum uygulamaya:

Hepimiz ilkokula gittik, hepimiz alfabeyi ve harflerin yazımını söylenişini öğrendik.

"Bunca insan öğrendiğine göre yanlış ya da eksik bir şey yok. İyi, okula giden herkese çabucacık okuma yazma öğretiyorlar." diye düşünüyorduk ki son yıllarda okullarda bu yöntemi değiştirerek "Çocuklar daha normal harfleri oluşturan çizgileri öğrenmeden" alfabeyi "El yazısı" ya da "Güzel yazı" denilen şekliyle öğretmeye başladılar.

Şimdi bilen bilmeyen, konuyla ilgili olan olmayan herkese soruyorum:

Daha kalemi eline yeni almış minicik çocuklara okuma yazmayı (büyüklerin bile çok zorlanarak yazdıkları ve okudukları) "el yazısı"yla öğretmek yerine;

önce klasik yöntemle okuma yazma öğretilse, harflerin yazılması ve söylenmesi öğrenildiği zaman bu minicik yavrular bir şeyler yapıp öğrenmenin güzelliğini yaşasa, kendilerine güvenleri artsa da ondan sonra "el yazısı" öğretilse (ki bizlere böyle öğretildi) daha güzel, daha rahat, daha kolay, daha cazip, daha hızlı, daha pratik ve daha yararlı olmaz mı?

Günümüzde artık bırakın elle normal şekilde yazı yazmayı, neredeyse bilgisayar ve cep telefonlarıyla "söylediğini ekrana yazdırma" dönemi başlamışken,

bütün işler bilgisayarla yapılıp herkes bilgisayar klavyesiyle haşır neşir olduğu için normal yazı yazmakta zorlanırken;

taaa 300 - 400 yıl önce mürekkeple yazı yazılırken kalemi kağıda koyup kaldırdığınızda mürekkep dağılıyor diye normal yazım yerine zorunlu olarak tercih edilen "el yazısı"nı öğrenmeyi zorunlu kılmak saçma değil mi?

Tabii ki o da gösterilecek ve öğretilecektir, hayatın bir parçasıdır, bir doktorun yazısını okumak gerekebileceği gibi süslü davetiyeleri kartvizitleri ya da eski elyazması kitapları, sanatsal uygulamaları okumak için de lazım olacaktır ama daha ilkokul bir'e yeni başlamış 5,5 - 6 yaşındaki oyun çocuğuna okula adım attığı anda okumayı yazmayı el yazısıyla öğretmenin mantıklı hiçbir açıklaması olamaz...

Çocuk daha defteri düz tutmasını, kalemi doğru kavramasını öğrenme durumundayken, el yazısıyla yazılmış harfleri metinleri öğrenmeye (okumaya ve yazmaya) zorlanınca ileride yazısı güzel olacağına daha da kötü olmaktadır. (bu yöntemle okuma yazma öğrenen çocuklara bir sayfa bir şeyler yazdırarak ne demeye çalıştığımı sizler de görebilirsiniz.)

Kaldı ki insanların bu "Süslü" el yazısıyla yazılanları "okumakta" bile zorlandığı bir ülkede asıl olan içerik ve işlev yerine; yine "dış görüntüye önem vererek görünüşte süslü işler yapan ama yaptığı işi doğru dürüst becermekte zorlanan, okuması ve yazması kötü olan" nesiller yetiştirmenin de bir anlamı yok.

Bu yöntem yanlıştır, okuma yazma, okul ve öğrenme şevkini kırmaktadır, öğrenciyi okul ve eğitim-öğretimle ilgili şeylerden soğutmaktadır, en kısa sürede bu yöntem terk edilerek, standart alfabe ve yazım şekline geçilmelidir.

Eminim şu yazıyı okuyacak olan ilkokul bir öğrenci velilerinin ve öğretmenlerinin çok ama çok büyük bir çoğunluğu aynı görüşü paylaşıyordur.  (öyle değilse de her zaman olduğu gibi tek başına doğruyu söyleyen deli olmaya da razıyım.)

Eğitim sistemimizin başka eksikleri de bulunmaktadır ama bence şu anda üzerinde değişiklik yapılması gereken en önemli konu budur.

Çocukluğumda bu yöntemle okuma yazma mecburiyetini yaşamadığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Bizim zamanımızda da el yazısıyla "güzel" yazmak özendirilip öğretilir, özel "Güzel yazı" defterlerine yazmamız sağlanmaya çalışılırdı ama becerenler becerir, beceremeyenlerin yeteneği de bu kadarmış diye üzerinde o kadar durulmazdı.

Çünkü okuma yazma işinin temeli normal bildiğimiz "Latin alfabesinin standart harfleri" ile çok önceden halledilmiş olurdu.

Bu yüzden de el yazısı ancak süslü püslü yazmaya heveslenen kocaman beyaz kurdeleli çalışkan kızların (haklı olarak) övünecekleri hobiden başka bir şey değildi.

(not: bu konuyu kendi çocuklarım için yazmadım, şimdi lise son sınıfta olan kızım ve ilkokula giden oğlum okumayı yazmayı okula başlamadan çok önce öğrenmişlerdi)