19 Eylül 2011

La bestia nel cuore (don't tell) [film]


Bu filmin 2005 yılında "En iyi yabancı film" dalında Oscar'a aday olduğunu öğrenince “Dur bir bakayım." dedim ama sonuç hiç de beklediğim gibi olmadı...
Film, bir kadının iç dünyasına ve psikolojik durumuna yakından bakıyor ama kadın sıradan bir kadın değil...
Çocukken babası tarafından cinsel tacize uğramış, büyüyünce ilşkilerinde hep sorun yaşamış, bir dönem kadınlara yönelmiş ve en sonunda nasıl olduysa bir erkek arkadaşı olmuştur.
Kadının adı Sabina, yaşadığı şeyler çok kötü ama filmde bunlara tepkiden çok yaşanan şeylerin yarattığı etkiler işleniyor.
Ben filmi "Psikolojik sorunlu kadın çözümlemesi" girişimi olarak ele aldıklarını düşünüyorum ve bunu yaparken de kadının yaşadıklarını öylesine durağan bir şekilde işlemişler ki sıkılmamak elde değil.
Filmde Sabina'yı  ve psikolojisini anlayabiliyorum, erkeklere karşı düşüncelerinden dolayı erkek arkadaşınla yaşadığı ilişkide sorunlar çıkmasını da anlıyorum.
Ama; Sabina'nın işyerinden arkadaşı olan orta yaşlı bir kadını (kocası daha genç biriyle beraber diye) daha önceden lezbiyen ilişki yaşadığı kör arkadaşıyla tanıştırıp onların da birbiriyle iyi arkadaş(!) olmalarını sağlamasını, "kadın kadına yaşanan bütün ilşkilerin arkasında bir şekilde erkeklerle yaşanmış sorunlar olduğunu" ima etmesini pek anlayamıyorum ya da daha açık söylemek gerekirse bu fikri tam olarak doğru  bulmuyorum.
Film sıkıcıydı, konusu bilindikti, oyuncular pek de parlak değildi ama tüm sıkıcılığına karşın insanların en zor şeyleri bile kendileriyle yüzleşip bir şekilde düşünmesi gerektiğini vurgulaması açısından dikkate değer bir psikolojik derinliği olduğunu da kabul etmek lazım.
Sadece, ümitsiz ve canı sıkılan orta yaştaki kadınların kahvaltıdan sonra kahve yapıp sigarayı da yakarak değerli iki saatini öldürmesi için işe yarar yoksa sinema adına izlenmese de olur...