27 Eylül 2011

Savaş başlamak üzereyken siz ne yapardınız? :)

II. Dünya Savaşı'nın başlangıç yılları, İsmet Paşa Cumhurbaşkanı ve Türkiye onyıllar süren savaşlar sonunda yorgun düşmüş, bütün ülke kendini toparlamaya çalıştığından bu savaşın dışında kalmak için elinden gelen çabayı sarfediyor...

Fakat ortam öyle hareketli ve bütün dünya öylesine gözükara bir şekilde birbiriyle savaşmaya başlamış ki bunun dışında kalıp tehlikeleri savuşturmak için çok çok özel yetenekler ve büyük bir diplomasi tecrübesi gerekiyor.

Almanlar Ruslarla anlaşıp Polonya'yı işgal etmiş, İtalya Almanya'ya güvenip Fransa'ya saldırmış, Ruslar Balkanlar'ın tozunu attırıyor, her an Türkiye de kendini savaşın içinde buldu bulacak, ortam çok hareketli ve bir gün sonrası bile belirsiz...

Bizim meclis de bütün bu tehlikeleri savuşturup "o sıralar topraklarımızda gözü olduğunu açık açık söylemekten çekinmeyen" Mussolini İtalya'sına gözdağı vermek için İngiltere ve Fransa'yla bir protokol imzalıyor.

"Savaşın dışında kalırız ama İtalya, Almanya'ya güvenip de bize saldırırsa Türkiye'ye yardım edersiniz, yok eğer İtalya, Fransa ve İngiltere'ye karşı savaşa girerse o zaman da biz size yardım ederiz..."

Sizin anlayacağınız; Herkesin bir gecede birbirine saldırmaya başladığı o dönemde durumlar bu kadar kritikken savaşın dışında kalmak neredeyse imkânsız ve bizim için de her an her şeyi bekleyip anında harekete geçme zamanı...

Bütün gözler gazete manşetlerinde kulaklar radyodan ayrılmıyor; İtalya Yunanistan'a saldırıyor, Almanlar Bulgaristan ve Yugoslavya'ya giriyor her saat başı başka bir tehlike savaşı adım adım Türkiye'ye yaklaştırmaya devam ediyor.

Ülkede genel seferberlik ilan edilmiş, Trakya (İstanbul dahil) boşaltılmaya çalışılıyor, sınıra asker yığılıyor, sığınaklar hazırlanıp bahçelere siperler kazılıyor, karartma uygulanıyor vs...

Bunlar olurken, İtalya; bizim savaşa girmemiz için gereken koşullardan birini, yaptığı Fransa saldırısıyla gerçekleştiriyor. İmzaladığımız protokole göre bizim de İngiltere ve Fransa'nın yanında yer alıp İtalya'ya savaş açmamız lazım!

Hemen meclis toplanıyor fakat o sırada Cumhurbaşkanı İsmet Paşa Tekirdağ'da incelemelerde bulunuyormuş. Kendisine durumu telgrafla aktarıyorlar.

Karar alınıp ne yapılacağına onay vermek için İsmet Paşa'nın çok ama çok acele bir şekilde Ankara'ya dönmesi gerekiyor. Durum çok hassas...

Şimdi konu böyle, fakat biz bir de İsmet Paşa tarafından olayları izleyelim bakalım neler oluyor :)

O günkü durumu daha iyi anlayabilmek için Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan İsmet Paşa'nın cep defterlerindeki notlarına bakıyoruz;


Tarih 10 Haziran 1940

İtalya’nın müttefiklere ilan-ı harbi (savaş ilanı). 
Başvekil çağırıyor. 
Ertesi gün süvari fırkasını görmekten sarfınazar (vazgeçme). 
Hemen oto ile Kırklareli’ne dönüş. 
Trenle İstanbul. 

11 HAZİRAN SALI - Sirkeci - Motorla Boğaziçi’nde dolaşma.

Bu notların öncesi de var devamı da ama bizim için önemli olan bu satırlar.

Yani, İsmet Paşa; savaşa girdik gireceğiz dediğimiz, bütün ülkenin yüreği ağzında olduğu bir dönemde İtalya'nın anlaşma yaptığımız ülkelere saldırı düzenlediğini öğreniyor ve Tekirdağ'dan Ankara'ya dönmek için yola çıkıyor ama İstanbul'dan geçerken motorla bir boğaz turunu da ihmal etmiyor :)

Tabii ki İsmet Paşa'nın bildiği bir şey vardır ve ona göre zaman kazanmak için belirli bir plan uyguluyordur ama böyle bir durumda ben olsaydım bütün ülke ağzımdan çıkacak tek bir kelimeye kilitlenmiş, savaşa girip girmediğimizi öğrenmek üzere mecliste beni beklerken boğazda motorla dolaşmak aklımın ucundan bile geçmezdi :)

Bu garip olayı şimdi gülerek yazıyorum ama her şey bir yana İsmet Paşa ve o dönemdeki meclisin tüm üyelerini "Bizleri II. Dünya Savaşı'ndan uzak tuttukları için" ayrıca saygıyla anıyorum...

Şu sıralar Sayın Altan Öymen'in "Bir dönem, bir çocuk" isimli kitabını okuyorum, çok ilginç ayrıntılar, zamanında gözümüzden kaçan ya da öyle olduğunu hiç bilmediğimiz bilgiler kitabı elimden bırakmadan okumamı sağlıyor, sizlere de "bir dönemi çok samimi ve yalın bir dille anlatan" bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.


Yukarıda bahsettiğim konunun ayrıntılarını, öncesi ve sonrasını bu kitapta bulabilirsiniz.